YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6925
KARAR NO : 2007/7344
KARAR TARİHİ : 14.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 9.3.2007 gün ve 2007/1181-2007/2473 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 729.maddesine dayalı temliken tescil, olmadığı takdirde arazi üzerindeki zeytin ve diğer meyve ağaçları bedelinin tahsili ile 2005 yılı zeytin mahsulü zararının ödetilmesi istemleri ile açılmıştır.
Mahkemece temliken tescil ve mahsul zararı kalemlerine ilişkin davacı istemi reddedilmiş, ağaçların bedeli olarak saptanan 14.680,00 YTL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu hükmü taraflar temyiz etmiş, Dairemizin 9.3.2007 günlü ilamı ile davacının bütün temyiz itirazları reddedilmiş, karar ilamın ikinci bendinde yazılı nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava konusu 498 parsel sayılı taşınmaz 16.5.1991 tarihindeki satış işlemi nedeniyle davalı adına tescil edilmiştir. Dosyada yer alan 16.5.2006 günlü bilirkişi raporunda 498 parsel üzerindeki ağaçların en fazla 15 yaşında olduğu saptanmıştır. Bu duruma göre 498 parsel üzerindeki ağaçların çekişme konusu taşınmaz üzerine en geç 1991 yılında dikildiği ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla davacı şahsi hakkını o tarihte malik olan davalıya veya onun haleflerine karşı kullanabilir. Bu nedenle davacının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca Türk Medeni Kanununun 723.maddesine dayanarak davalıdan tazminat isteme olanağı vardır. Dairemizce maddi olayın yanılgılı değerlendirildiği bu defa yapılan incelemede görüldüğünden bu yönü amaçlayan karar düzeltme istemi yerindedir. Ancak;
Bilirkişi raporunda 498 parsel üzerindeki ağaçların dava tarihindeki rayiç değeri bulunmuştur. 498 parsel çapa bağlı ve davacı kötüniyetli olduğundan davacının isteyebileceği tazminat “levazımın en az kıymeti”dir. Levazımın en az kıymeti sözünden maksat; üzerindeki ağaçların arsa maliki için arz ettiği “subjektif değerdir”. Bu değer ise asla davalıya ait arsadaki ağaçların davacının arazisinde meydana getireceği objektif değer yani 498 parselin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki fark değildir. Levazımın en az kıymetinin takdirinde ise yasa hakime geniş yetki tanıdığından bilirkişi raporuna bağlı kalınmayarak bu değer Türk Medeni Kanununun 4.maddesi hükmünün hakime tanıdığı takdir yetkisi kullanılarak mahkemece bulunmalıdır. O halde, mahkemece somut olayın ve tarafların özellikleri ile dava konusu taşınmazın bulunduğu mahallin özelliği, ağaçların durumu, ağaçların davacının mal varlığından çıkması, davalının mal varlığına geçmesi halindeki tarafların yarar ve zarar dengeleri dikkate alınarak davacıya ödenecek tazminat ağaçların arsa maliki için arz ettiği “subjektif değer” ölçüsüne uygun takdir edilmeli, bu bedel davacıya tazminat olarak ödenmelidir.
Kabule göre de, temliken tescil davalarında dava konusu olan yapıların veya dikilen ağaçların kapsadığı zemindir. Bilirkişilerce zeminin değeri 3.717.00 YTL olarak saptanmıştır. Bundan ayrı mahsul bedeli zararı olarak da 3.712,00 YTL istendiğinden davalı yararına hükmedilecek avukatlık ücreti bunların toplamı üzerinden hesaplanacak nisbi avukatlık parasıdır. Mahkemece bu olgunun da gözden kaçırılması suretiyle nisbi yerine maktu avukatlık ücreti takdiri yasaya uygun düşmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile bozmaya ilişkin Dairemizin 9.3.2007 tarih ve 2007/1181-2473 sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.