YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6993
KARAR NO : 2007/10282
KARAR TARİHİ : 17.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.02.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 1422 ada 7 parsel üzerinde yapılarak kat mülkiyetine geçilen binada mevcut kat mülkiyetinin terkini ile yapının zemin katında mevcut daire ve dükkanın arsa payı verilerek tapuya tescili istemleriyle açılmıştır.
Davalı apartman yönetimi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 10. maddesi hükmünce gerek kat irtifakı, gerekse kat mülkiyeti binadaki paydaş olan kişilerin tümünün iradeleriyle düzenlenecek resmi senetle kurulabilir. Bu resmi senet yapıdaki tüm paydaşların tapu müdürü huzurunda düzenlenecek kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulması taleplerini içeren irade beyanlarıdır. Taşınmazdaki tüm paydaşların bu konuda ortak irade beyanları yoksa kat irtifakı kurulamaz. Esasen mahkemenin de paydaşların iradesi yerine geçerek hükmen kat mülkiyeti kurmalarına olanak yoktur. Çünkü kat irtifakının kurulması tamamen idari bir işlemdir. Her ne kadar sözü edilen yasa hükmünün son fıkrasında mahkeme kararı ile kat mülkiyetinin kurulmasından bahsedilmekte ise de, hükmen kat mülkiyeti ancak yapıdaki ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesinin izale-i şuyu davasında istenmesi halinde olanaklıdır. Ancak bu koşulun varlığı halinde hakim mevcut uyuşmazlığa müdahale ederek yapıda hükmen kat mülkiyeti kurulmasına karar verebilir. Eldeki davada sözü edilen bu koşul bulunmadığından, kat mülkiyetinin terkini ile yeniden kat irtifakı veya yeniden kat mülkiyeti kurulması mahkemeden istenemez. Kaldı ki, bu tür bir davanın dahi ortaklığın giderilmesi istemiyle ve tüm paydaşların huzuruyla görülmesi zorunludur. Hukuki saptama bu doğrultuda olunca davanın reddedilmesinde usul ve aykırılık yoktur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere yukarıda gösterilen gerekçelere göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle sonuç olarak usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 17.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.