YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/716
KARAR NO : 2007/1774
KARAR TARİHİ : 26.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.06.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanunun 747.inci maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilerek bilirkişi tarafından düzenlenen 16.01.2006 günlü krokide, 843 parselden (B) harfi ile gösterilen yerden geçit tesis edilmiş, kararı davalılardan … vekili temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap vermemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktirinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken, öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Bütün bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince, davada davacının mülkiyetinde olan 183 numaralı parselin üzerinde muhdesat olduğundan bahisle, davacının talep ettiği parselden geçit kurulmuştur. Oysa izlenen 16.01.2006 günlü krokide 842 parselden 182 numaralı parselin kuzeyinde yer alan (A) ile gösterilen 66 m2 lik yerden geçit verildikten sonra, davacıya ait 183 numaralı parselden akdi irtifak kurulma alternatifi vardır. Davacının 183 numaralı parsel çıkışını kendi kusuru ile kapatması, komşu 843 parselin daha fazla külfete katlanmasını gerektirmez. Mahkemece sözü edilen altertanif ile (C) işaretli köprünün maliyeti hesaplanarak yeniden değerlendirilmeli ve taraf yararları gözetilerek, uygun geçit yeri konusunda kesin bir sonuca ulaşılmalı ve ancak bundan sonra hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de, mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin Dairemizin yerleşik uygulamasına aykırı olarak davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılması yerine davalılara yükletilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.