Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/7446 E. 2007/8138 K. 25.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7446
KARAR NO : 2007/8138
KARAR TARİHİ : 25.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 7.9.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının ve otomobilin kaydının iptali ve davacı adına tescili ve takyitlerin terkini, karşı davada alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın reddine dair verilen 6.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, araç mülkiyet kaydının iptali ve araç kaydı üzerinde bulunan haciz şerhinin terkini, birleştirilen dava ise alacak istemine ilişkindir.
İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmesi yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan belgedir.
Somut olayda, davacının dayandığı 05.09.2005 tarihli ve davalının imzasını taşıyan beyan inanç ilişkisinin varlığı için yazılı delil olamayacağı gibi havale makbuzlarında inanç ilişkisinin varlığını göstermez. Açıkçası inanç ilişkisi yazılı delille kanıtlanabilmiş değildir. Davacı bazı ilişkiler nedeniyle davalıya bir kısım para aktarmışsa bunları alacak davasına konu yapabilir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olana hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.