Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/7741 E. 2007/8117 K. 21.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7741
KARAR NO : 2007/8117
KARAR TARİHİ : 21.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.04.2006 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tashili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığını temsilen Hazine vekili davalının 1207 ve 1370 sayılı mera parsellerine elatmasının önlenmesini ve 1.840.00 YTL. eski hale getirme bedelinin tahsilini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, Tarım ve Köyişleri Bakanlığını tarafından açılmış, meraya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesinde meraların hukuki durumu belirlenmiş, 5.maddesinde ise mera olarak tahsis edilecek yerler sayılmış, 6.madde de tesbit ve tahsis işlemlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılacağı bildirilmiştir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan meralarda Hazine’nin mülk sahibi olarak dava açma hakkı vardır. Mera Kanunu’nun 6.maddesinde mera, yaylak ve kışlakların tesbit, tahdit ve tahsisinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılacağı belirtilmiş olup, Bakanlığın yetkisi tesbit, tahsis ve tahsisin değiştirilmesi ile sınırlı olduğundan, anılan Bakanlığın genel mahkemede mera,yaylak ve kışlaklar hakkında onları koruma yada sahiplenmeye yönelik dava açma hakkı açık bir hükümle tanınmamıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı genel bütçeye dahil idarelerden olmakla birlikte yasa ile verilen görevleri dışında mülkün sahibi olan Hazineyi doğrudan doğruya temsil yetkisi de bulunmadığından aktif dava ehliyeti yoktur.
Bu bilgiler ışığında gerek men’i müdahale gerekse tazminata ilişkin istemin davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmaya göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 21.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.