Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/7983 E. 2007/9000 K. 09.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7983
KARAR NO : 2007/9000
KARAR TARİHİ : 09.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı-k.davalı vekili tarafından, davalı-k.davacı aleyhine 6.5.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat, karşı dava ile de elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 14.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-k.davalı vekili ve davalı-k.davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyeti davalı yana ait kiralanan 8 parsel üzerindeki yapıların yıkımı nedeniyle eski hale getirme bedeli, işletmenin kar kaybı zararı ve manevi zararın tahsili ve kiracılık sıfatına elatmanın önlenmesi istemleri ile açılmıştır.
Davalı 8 parselin maliki olduğunu, davacı ile bir kira sözleşmesi bulunmadığını, 8 parsel üzerindeki yıkım işleminin imara aykırı yapım nedeniyle belediye tarafından emir verilmesi üzerine gerçekleştirildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı ve davacı karşı davasında; mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, ecrimisil tahsili ve manevi zarar ödetilmesi istemlerinde bulunmuştur. Yargılama aşamasında 8 parsel malikinin değişmesi üzerine davaya müdahil olarak katılan yeni malik davalı ve davacının karşı dava konusu isteklerini tekrarlamıştır.
Mahkemece dava dışı belediyenin yıkım kararı isteğinde bulunduğu bölüm dışındaki yapılar davalı tarafından haksız olarak yıktırıldığından bedelleri olan 6666.28 YTL tazminatın yıkım tarihi olan 27.4.2005 tarihinden geçerli faizi ile birlikte davalı ve karşı davacıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve karşı davalının bütün kayıt maliki davalı ve karşı davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı ve karşı davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacının varlığını ileri sürdüğü kira ilişkisi 8 parsel maliki olan davalı ve karşı davacı tarafından inkar edilmiştir. Kira sözleşmelerinin yazılı şekle bağlanması koşul değildir. Sözlü de yapılabilir. Kira sözleşmesinin yazılı yapılması dayanan tarafa ispat kolaylığı sağlar. Somut olayda, sözleşmenin varlığı davalı ve karşı davacı tarafından kabul edilmediği için varlığını kanıtlama yükü Türk Medeni Kanununun 6.maddesi gereğince iddia eden davacıya düşer. HUMK.nun 288. maddesince de bu ilişkinin varlığının ispatı miktar ve değere göre yazılı olarak yapılmalıdır. Davacı ve karşı davalı hukuki işlemin varlığını yazılı olarak kanıtlayamadığından mahkemece bu ilişkinin varlığı tanık sözleri dayanak yapılarak kabul edilemez. Bu anlatımın doğal sonucu olarak 8 parsel maliki olan davalı ve davacıya ait taşınmaz üzerine davacı ve davalının bazı tesisler inşa etmek suretiyle sürdürdüğü kullanım haksız elatmadır. Davalı ve davacı Türk Medeni Kanunun 683.maddesinden yararlanarak oluşan haksız elatmanın giderilmesini dava edebilir. Ne var ki, somut uyuşmazlıkta malik olan davacı yasanın kendisine tanıdığı dava hakkını kullanmamış, ihkakı hak suretiyle yetkili mercii olan belediyenin yıkımını kendisinden istediği davalının yaptığı tesisleri de kendisi yıkmıştır. Davacı ve davalının bu davranışı haksız eylem niteliğinde olup ortaya çıkan davacı zararlarını ödemesi gerekir.
Ne var ki, davacı ve karşı davalının 8 numaralı davalı ve karşı davacıya ait taşınmazda kiracı sıfatı bulunmadan (kanıtlanamadığından) taşınmaza bazı tesisler yapmıştır. Hal böyle olunca, hüküm altına alınan tazminatın yıkılanların değerine eş tutulmaması, hakimin Borçlar Kanununun 43.maddesinden yararlanarak hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın kapsamını bilirkişi raporuna bağlı kalmayarak saptaması gerekir. Mahkemenin açıklanan bu durumu göz ardı ederek bilirkişinin bulduğu gerçek değere göre tazminatı hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Az yukarda sözü edildiği üzere, davalının 8 parsel üzerindeki sürdürdüğü varlığı haksız işgale dayalıdır. Haksız işgal devam ettiği sürece de taşınmaz maliki olan kişi en az kira kaybı (ecrimisil) isteminde bulunabilir. Mahkemenin delillerin takdirinde yanılgıya düşerek karşı davadaki bu istemin değerlendirilip incelenmesi yerine reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 bentte açıklanan nedenlerle davacı ve karşı davalının bütün, davalı karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca davalı ve karşı davacı ile fer’i müdahil yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 9.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.