YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8067
KARAR NO : 2007/9102
KARAR TARİHİ : 10.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.11.2002 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, kal isteminin reddine dair verilen 13.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, davalılara ait binaların adına kayıtlı 29 parsel numaralı taşınmaza tecavüzlü olduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur.
Davalılar ise Türk Medeni Kanunu’nun 725. maddesi uyarınca taşkın kısmın adlarına tescili isteğinde bulunmuşlar ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davacı …’nin açmış olduğu men’i müdahale ve kal istemine ilişkin davanın kabulüne dair 16.03.2004 tarihli karar, davacı … ve davalılardan … ile …’in temyizi üzerine Dairemizin 01.03.2005 tarihli kararı ile temyiz eden davalılar yönünden hüküm bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda 13.03.2006 tarihli karar ile davalıların def’i yoluyla ileri sürdükleri tescil istemleri kabul edilerek müdahalaye konu olan kısımlara davalılar adına ayrı ayrı tescil edilmiştir. Hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 23.05.2006 tarihli kararı ile, yerel mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyerek haklarında verilen men’i müdahale kal kararı kesinleşen davalılar … ile … hakkında tescil hükmü kurulmasının yerinde olmadığı ve açılan men’i müdahale kal istemli davada def’i yoluyla ileri sürülen temliken tescil isteğinin koşullarının oluşması halinde ancak kal isteminin reddedilebileceği , bir başka deyişle tescil isteğini içeren ve usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadıkça tescil kararı verilemeyeceği gerekçeleri ile hüküm bozulmuştur.
Mahkemece temyize konu olan kararda bu kez, temliken tescil koşullarının oluştuğu berlitilerek tüm davalılar yönünden men’i müdahale isteminin kabulüne, kal isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi kal, def’i yoluyla ileri sürülen istem ise temliken tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz öncesinde de hazine adına tapulu iken 1992 yılında 2981 sayılı yasa uyarınca kadastro çalışması yapılmış ve Hazine adına tescil edilmiştir. Dava konusu yapılan 1980’li yıllarda, dava konusu yer tapulu iken inşa edilmiş olup davalıların iyiniyetinden sözetmek mümkün değildir. Kaldı ki, davalılardan … ve … dışındaki davalılar haklarında verilen men’i müdahale kal kararını da temyiz etmemiş olduklarından, bunlara ilişkin karar kesinleşmiş, davacı yararına da usulu kazanılmış hak oluşmuştur. Diğer davalılardan …’e ait olan yapı kerpiç depo olup Türk Medeni Kanunu’nun 724. maddesinde belirtilen nitelikte bina değildir.
Belirtilen nedenle, mahkemece davalılardan … ve … hakkında verilen men’i müdahale kal kararının kesinleşmiş olması nedeniyle diğer davalılar yönünden ise gerek subjektif iyiniyet koşulunun bulunmaması ve gerekse …’e ait yapının da bina niteliğinde olmayan basit yapı olması nedeniyle davacı …’nin men’i müdahale kal isteminin kabulüne karar vermek gerekirken Dairemizin bozma kararlarının yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine ve tüm dosya kapsamına görede davalıların temyiz ititrazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının REDDİNE, 10.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.