YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8139
KARAR NO : 2007/9107
KARAR TARİHİ : 10.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 21.3.2006 gün ve 2006/1773-3211 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanılarak açılmış temliken tescil istemine ilişkindir
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce, özetle “ Medeni Kanunun 724. maddesi gerçek kişiler tarafından bir başka kişiye ait arsa üzerine iyi niyetle yapı yapanın hakkını düzenlemektedir. Medeni kanunun “ III Arazideki Yapılar ” temel başlığı ile başlayan 722 ve devamı maddeleri ve özellikle 722 maddesi “ bir kimse ” sözcüğü ile başlamakta olup bundan murat gerçek kişilerdir. Bu açıklamalardan Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri adına kayıtlı taşınmazlarda iyi niyetli yapı yapma kuralına dayanılamayacağı sonucu çıkar. Davanın reddine karar verilecek yerde hükümde yazılı olduğu biçimde kabulü yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile bozulması üzerine davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Gerçekten ; Türk Medeni Kanununun 724. maddesi ile yasanın taşınmaz mülkiyetinin kapsamı belirleyen Türk Medeni Kanununun 718. maddesine istisna getirilmiş ve bazı hallerin varlığı halinde mülkiyet hakkı sahibinin zeminle ilgisini keserek taşınmazın üzerinde bulunduğu yapıdan ötürü yapı sahibine tescil olanağı tanımıştır. Ne var ki ; böyle bir istemin kabulü için öncelikle taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olması gerekir. Somut olayda ise ; davacının adına tescilini istediği taşınmaz başlangıçta yapılan kadastro sırasında «ziraata elverişli olmayan hali arazi» niteliğinde iken 06.12.1985 tarihinde 17760 m2 olarak 2145 parsel sayısı ile davalı … adına tescil edilmiştir. Davalı Belediyenin de bu yerde, kısaca İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı 10/b maddesine dayanarak bazı hak sahiplerine tapu tahsis belgesi verdiği görülmektedir. Davacı ise çekişmeli taşınmazda 1976 yılında yaptığı yapı nedeniyle eldeki temliken tescil davasını açmıştır.
Görüldüğü üzere, bina sahibi olan davacı 1976 yılında «ziraata elverişli olmayan hali arazi» ye yapı yapmış, taşınmazla ilişkisini bu suretle kurmuştur. Türk Medeni Kanununun 715. maddesi hükmünce, ziraata elverişsiz bu gibi yerler kural olarak sahipsiz arazi sayılır. Sahipsiz araziler de yasa buyruğu gereği Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdendir. Dolayısıyla tapuda kaydı bulunmayan ve özel mülkiyete konu teşkil etmeyen bir arazi üzerine yapı yapılması taşınmazın niteliği gereği yapı sahibine Türk Medeni Kanununun 724. maddesine sığınarak tescil talebinde bulunma hakkı vermez.
Diğer taraftan, yapının bulunduğu arz parçası davalıya ait taşınmazın bir bölümü kapsamakta ise, tescile konu olacak binanın ve bu binanın zorunlu kullanma alanının ana taşınmazdan ifrazı olanaklı bulunmalıdır.
Dosya kapsamından, taşınmazın bulunduğu yerin Ankara Büyükşehir Belediyesi mücavir alanında kaldığı 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapılmasının Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Dairesi Başkanlığından istendiği görülmektedir. 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmünce henüz imar planı yapılmamış bu gibi yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak şekilde tescil olanağı yasaklandığından taşınmazın paylı tesciline de olanak yoktur. Zira, 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri kamu düzenine ilişkin bulunduğundan taraflarca ileri sürülmese de mahkemelerce resen gözetilmelidir.
Davanın kabulüne dair verilen karar yukarıda açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizce Türk Medeni Kanunun 724 maddesi uyarınca Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri adına kayıtlı taşınmazlarda iyi niyetle yapı yapma kuralına dayanılamayacağı gerekçesi ile
bozulması yanılgıya dayalı olduğundan karar düzeltme isteminin kabulü ile önceki bozma kararı kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 21.03.2006 tarih 2006/1773 – 3211 E. – K. sayılı bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan harcın yatırana iadesine 10.07.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.