YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8200
KARAR NO : 2007/8928
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.05.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit ve mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı Türk Medeni Kanununun 744 maddesine dayanılarak mecra irtifakı temin ve 747 maddeye dayalı olarak da geçit kurulması istemiyle açılmıştır.
Davalılardan, 21 parsel sayılı taşınmaz maliki davayı kabul etmiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece 21, 77, 166 parsellerden 1 metre su 3 metre yol hakkı kurulmasına karar verilmiş,
Hüküm davacı ve davalılardan 77 ve 166 parsel malikleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalıların temyizine gelince;
Aleyhine su yolu ve geçit hakkı tesis edilen 77 parsel sayılı taşınmaz karar tarihinden önce 06.04.2007 tarihinde dava dışı Ünal Yalçın’a satılmıştır. Davanın devamı sırasında malik değiştiğinden HUMK’nun 186. maddesince işlem yapılması gerektiği hususunun göz ardı edilmesi doğru değildir.
Su yolu mecrasının hükme esas alınan bilirkişi raporunda DSİ’ye ait sulama kanalına bağlandığı belirtilmişse de raporda DSİ ye ait kanal gösterilmemiş ve DSİ Genel Müdürlüğüde davada usulüne uygun yer almadan hüküm kurulmuştur. Keza, geçit hakkı tesis edilen güzergah Afyon- Konya Karayoluna ulaştığından, bağlantı kurulan karayoluna ilişkin mevzuat çerçevesinde böyle bir bağlantının kurulmasında sakınca bulunup bulunmadığı da Karayolları Genel Müdürlüğüne sorulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, bütün bu yönler bir yana bırakılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 bent gereğince hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.