Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/8421 E. 2007/9140 K. 10.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8421
KARAR NO : 2007/9140
KARAR TARİHİ : 10.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.10.2006 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece istek kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) Türk Medeni Kanunu’nun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
İpotek, halen mevcut veya ilerde doğması olası bir alacağı teminat altına alır. (TMK.nu 881) Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehnin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir. Ancak bunun için, ana para ipoteğinde, sözleşmedeki miktar ödenmiş olmalı veya ödenmemişse mahkemeye depo edilmelidir. Bu koşul gerçekleşmişse tesis olunan ana para ipoteğinin kaldırılmasına karar verilir. Aksi halde şerhin kaldırılması istemi reddolunmalıdır. Ancak, borçlu ana para ipotek miktarından bir kısmını ödemiş veya depo etmişse yine de davanın reddi gerekir ise de çoğun içinde az da vardır kuralı uyarınca Tapu Sicil Tüzüğünün 31/son maddesine dayanılarak ipotek bedelinden ödenen bölümün kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; 17.06.2003 günlü resmi senette 363 ada 2, 989 ada 18 ve 505 ada 2 parseller üzerindeki ipoteğin davalının bayii olan davacılardan … Yücel’in davalıdan alınacak mal bedelinin teminatı olmak üzere kurulduğu anlaşılmaktadır. Davalı ile davacılardan … arasındaki bayilik sözleşmesinden ise bayilik ilişkisi 17.06.2003 tarihinde kurulduğu 5 yıl süreli olduğu görülmektedir. Başka bir anlatımla 10.10.2006 olan dava tarihinde davacılardan … ile davalı arasındaki bayilik ilişkisi sürmektedir.
Davacılar dilekçelerinde bayilik ilişkisinin sona erdiğini davalı şirkete bu ilişkiden dolayı borçları kalmadığını ileri sürdüğünden, iddiayı kanıtlama külfeti Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince davacılara düşer. O yüzden mahkemece tacir olan davacı … ile davalı şirketin bayilik ilişkisinin başladığı 17.06.2003 tarihiden dava tarihine kadar geçen dönemde şirkete borçlu olup olmadığı bilirkişi aracılığı ile ticari defter ve dayanağı belgeler incelettirilerek saptanmalı, sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.