YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8998
KARAR NO : 2007/10359
KARAR TARİHİ : 18.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2005 gününde verilen dilekçe ile men’i müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu taşınmazın davalı tarafından kendilerine tahsis edildiğini, bedelin ödenip yasal prosedürlerin yerine getirilmesine rağmen hiçbir yasal dayanağı olmadan davalı tarafça tahsisin iptaline karar verilerek taşınmazdan tahliyesinin istendiğini ileri sürerek haksız elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı yapılan işlemin yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Yargılama aşamasında, davacı ile davalı arasında imzalanan arsa tahsis sözleşmesi ile davaya konu taşınmaz davacıya tahsis edilmiştir. Mahkemece, yapılan tahsis üzerine davacının kullanımının yasal olduğu ve davalının taşınmazdan el çektiği gerekçesiyle dava kabul edilerek davalının müdahalesinin menine şeklinde hüküm kurulmuştur. Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş,reddi gerekmiştir.
2-Davalı tarafından 13.04.2005 tarihli yazı ile Müteşebbis Teşekkül Heyetinin 08.04.2005 tarihli kararıyla dava konusu taşınmazın tahsisinin iptal edildiği davacıya bildirilmiş, dava bu iptal kararı üzerine açılmıştır. Yargılama devam ederken 02.10.2006 tarihli taraflarca itiraz edilmeyen ek bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi taraflar arasında imzalanan arsa tahsis sözleşmesi ile davaya konu taşınmaz davacıya tahsis edilmiştir. Şu halde dava davanın açılmasından sonra konusuz kalmıştır. Dava devam ederken bazı hallerde konusuz kalabilir. Davanın konusuz kalması halinde artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek yoktur. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece dava açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğu (dava açılmasına sebebiyet verdiği) tesbit edilerek o tarafın yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekir. Somut olayda davacıya çeşitli tarihlerde gönderilen yazılar ile arsa tahsis sözleşmesini imzalamasının istendiği, davacının bu davetlere uymadığı dosya kapsamınca sabit olmakla, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği de ortadadır. Buna rağmen dava konusuz kaldığı halde mahkemece “dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken davanın kabulü ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yanın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 18.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.