YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9047
KARAR NO : 2007/9606
KARAR TARİHİ : 17.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar, arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.04.2007 gün ve 2007/3765-4443 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 05.12.2005 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı bağımsız bölüme davalının haksız elatmasının önlenmesi ve ecrimisil ödetilmesi istemleri ile açılmıştır.
Davalı taşınmazda tahsis sahibi … ’in kiracısı olarak bulunduğunu kullanma hukuki bir nedene dayandığından açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, çekişme konusu 6 numaralı bağımsız bölüme davalının elatmasının önlenmesine ve 928.77 YTL ecrimisil tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiş, karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davadaki istemin dayanağı 5.12.2005 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesidir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri kaynağını Borçlar Kanununun 22.maddesinden alır. Bu tür sözleşmeler alacaklısına doğrudan taşınmaz mülkiyetini geçirmez. Ancak, ilerde taşınmaz mal mülkiyetinin alacaklıya aktarılmaması halinde Türk Medeni Kanununun 716.maddesine dayanılarak hükmen tescil isteme hakkı sağlar. Açıkçası, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri, asıl işlem ileride yapılmak üzere yapılan bir ön akit (akit yapma vaadi)dir.
Türk Medeni Kanununun 683/son fıkrası hükmünce de eşyayı haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi eşyanın malikine tanımıştır. Her ne kadar, 5.12.2005 günlü sözleşmede satış vaadi ile birlikte taşınmazın zilyetliğinin devredildiği yazılı ise de zilyetliğin devredilmediği davalının yedinde kaldığı iddia ve savunma ile sabittir.
Dava konusu, satış vaadi sözleşmesine de konu teşkil eden G Blok 6 numaralı bağımsız bölüm dava dışı kişiye 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca verildiğinden ve 7269 sayılı kanunda anılan yasada yapılan tahsislerin satış vaadi sözleşmeleriyle temlikini yasaklayan bir hüküm bulunmadığından, davacıya taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesiyle yapılan temlik geçerli ise de, satış vaadi sözleşmesi sadece sözleşmenin vaad alacaklısına vaad borçlusunu ifaya zorlama yetkisi tanıdığından, davacı bu sözleşmeyle kazandığı şahsi hakkı üçüncü kişiye karşı ileri süremez.
Yerel Mahkeme kararı, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle bozulmuş olup, karar düzeltme istemi HUMK.nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. Bu nedenlerle yerinde olmayan istemin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, H.U.M.K.’nun 440. maddesinde gösterilen nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı Yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaleti ile takdiren, 160 YTL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, red harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 17.07.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.