Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/909 E. 2007/1597 K. 21.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/909
KARAR NO : 2007/1597
KARAR TARİHİ : 21.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak
açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacılar … (…) ve … vekili, … İlçesi, … Köyünde kain, 642 parselde müvekkillerinin murisi … … …’ın hissedar bulunduğunu, tapuda 642 parselde hissedar bulunan müvekkillerinin murisinin “… oğlu …” şeklinde kayıtta geçen nüfus bilgilerinin “… oğlu … … …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmişlerdir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Az yukarıda belirtildiği üzere düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanaklarıyla getirtilmelidir. Eldeki davada, dava konusu parsele ilişkin tapu kaydı getirtildiği halde, tapunun edinme sebebi sütununda yer alan dayanak kayıtları celp
edilmemiştir. Nüfus Müdürlüğüne yazılan kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka bir kişinin kaydının bulunup bulunmadığı yönündeki müzekkereye verilen cevap ile, Cumhuriyet Savcılığına yazılan taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka şahısların bulunup bulunmadığının tesbiti yönündeki müzekkereye verilen cevaplar yetersiz olup, mahkemece tanık da dinlenmemiştir.
İsminin düzeltilmesi istenen kişi ile, tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen kişinin, aynı kişi olduğu dosyadaki mevcut delillerden tam olarak anlaşılamadığından, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak toplanan delillerin hep birlikte değerlendirilmesi sonucu kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; “…” şeklindeki soyadı ilavesinin hükme geçirilmemiş olması ve dava, davacı lehine sonuçlandığı halde, davalı yararına 400.00 YTL. ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.