Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/9114 E. 2007/11578 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9114
KARAR NO : 2007/11578
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 1.7.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil ve alacak istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davada, yanlar arasındaki 29.5.1995 tarihli “İnşaat Şantiye Şefliği” başlıklı sözleşmeye dayanılarak 31.9.1998-30.4.1999 tarihleri arasında ödenmeyen şantiye şefliği alacağı 2 milyar lira ile “İnşaat Satış Vaadi” başlıklı sözleşmeye dayanılarak da olanaklı ise binanın 23 numaralı bağımsız bölüm tapusunun hak edilen hisse oranında tescili, aksi halde satış vaadi sözleşmesine konu 23 ve 53 numaralı bağımsız bölümler bedellerinin dava tarihinden geçerli faizi ile birlikte tahsili istenmiştir.
Davalılar adi yazılı yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının şantiye şefliğinden kaynaklanan alacağını, sözleşme hükümlerine göre isteyebileceğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş, hüküm davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay bozmasından sonra mahkeme istekle ve bilirkişi raporu ile bağlı kalarak davacının şantiye şefliği alacağı 2 milyar lira ve taşınmazların bedeli olarak bilirkişilerin bulduğu meblağdan 1 milyar lira olmak üzere 3 milyar liranın dava tarihinden geçerli faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz ilamında vurgulandığı üzere, davacı yanın dayandığı “İnşaat Satış Vaadi” başlıklı 29.5.1995 günlü sözleşme tapudan mülkiyet naklini gerektiğinden geçersizdir. Bu nedenle geçersiz sözleşmeye dayanılarak tescil talep edilemeyeceğinden mahkemece bu istemin reddi doğrudur. Ancak, taraflar geçersiz sözleşme sebebiyle karşı yanın mal varlığına geçirdiği değerlerin iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak isteyebilir. Bu kural Borçlar Kanununun 61/I.maddesinde “haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisap eden kimse onu iadeye mecburdur” hükmüyle ifadesini bulmuştur. İadenin konusu ise sebepsiz zenginleşenin iade anında mal varlığındaki haksız çoğalan miktardır. İade anı ise, nedensiz zenginleşenin mevcudundaki çoğalmanın geri istendiği yani, iade için temerrüde düşürüldüğü an olacaktır.
Davacı 3.4.2002 tarihli ihtarında iade talebinde bulunarak davalıları temerrüde düşürdüğünden 53 numaralı bağımsız bölüm bedelinin keşif yapılarak bilirkişiye bu tarih itibariyle hesaplatması gerekir. Öte yandan, sözleşmenin 5.maddesinde “23 numaralı bağımsız bölüme ait satış bedelini yapının gerçekleşmesi ile orantılı olarak aylık taksitler halinde yapılacak ve tüm yapının tamamlanması ile borç bitecektir.” hükmü bulunduğundan davacı da şantiye şefliği görevini 30.4.1999 tarihinde sona erdirdiğinden 23 numaralı bağımsız bölümün bu tarihte getirildiği fiziki seviye bulunmalı, bu fiziki seviye iadenin istendiği 3.4.2002 tarihindeki bedele oranlanmalı davacının 23 numaralı alacağı bu şekilde hesaplanmalıdır.
Bundan ayrı, davacının şantiye şefliğinden alacağı ücretin ne olacağı sözleşmenin 9.maddesinde hükme bağlandığından 31.9.1998-30.4.1999 tarihleri arasındaki şantiye şefliği ücretinin tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları sözleşmenin bu hükmüne göre bulunması zorunludur.
Mahkemece tüm bu yönler bir yana bırakılarak alacağı sebepsiz zenginleşme ve sözleşme hükümlerine aykırı hesaplayan bilirkişi raporuna bağlı kalınmak suretiyle davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 4.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.