Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/9222 E. 2007/10578 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9222
KARAR NO : 2007/10578
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine, davalı vekili tarafından davacı aleyhine 11.07.2005, 11.08.2005 gününde verilen dilekçeler ile ipoteğin terkini birleştirilen davada itirazın iptali ve inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 13.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve birleşen davanın davacısı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipoteğin kaldırılması, birleşen dava ise ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan icra takibine itirazın iptali ve kötü niyet tazminatı ödetilmesi istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece borcun ödenmesi nedeniyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine, karar verilmiştir.
Hükmü davalı ve birleşen davanın davacısı … temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz malik ile alacaklı olan kişi arasında rehin sözleşmesinin yapılması ve Türk Medeni Kanununun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Gerçekten alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki ipoteğin kaldırılmasını dava yoluyla mahkemeden isteyebilir. Burada belirtilmesi gereken önemli sorun ipoteğin kapsamının resmi senetle tayini gerektiğidir.
Somut olaya gelince; tarafların anlaşmaları üzerine Tapu Sicil Müdürlüğünde düzenlenen resmi senette davalı ve birleşen davanın davacısı …’nın maliki olduğu bağımsız bölümü davacı ve birleşen davanın davalısı …’a 13.000.000.000 TL nın bedelle sattığı satış bedelinden 100.000.000 TL’nın peşin alındığı kalan 12.900.000.000 TL için yıllık %35 faizle 01.06.2005 tarihine kadar 19 parseldeki bağımsız bölüm üzerine ipotek kurulduğu yazılıdır. Her ne kadar taraflar arasında adi yazılı düzenlenen 02.01.2003 günlü «satış protokolü» başlıklı sözleşme bulunmakta ise de, bu sözleşme resmi senet içeriğine yansıtılmadığından, resmi senet daha sonraki bir tarihte düzenlendiğinden, uyuşmazlığın 30.01.2003 günlü resmi senette yazılan hükümlere bakılarak çözümlenmesi gerekir.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden ise ipotek borçlusunun alacaklı …’ya 01.02.2003, 01.05.2003, 01.08.2003, 01.11.2003, 01.02.2004, 01.05.2004, 01.08.2004 ve 01.11.2004 tarihinde ayrı ayrı Biner Amerikan doları 01.02.2005 ve 01.05.2005 tarihlerinde ise Üç Biner Amerikan Doları ödemede bulunduğu, bu ödemelerin resmi senette gösterilen 12.900.000.000 TL borca karşılık yapıldığı sabittir. Ne var ki; 30.01.2003 tarihli resmi senette alacağa 01.06.2005 tarihine kadar %35 yıllık faiz yürütülmesi de kararlaştırıldığından mahkemece ipotek borçlusunun borcu resmi senedin yapıldığı 30.01.2003 tarihinden kısmi ödeme tarihlerine kadar yıllık %35 faiz yürütülerek bilirkişiden alınacak raporla hesaplattırılmalı, alacağın ödenip ödenmediği ipotekten kaynaklanan borcun kalıp kalmadığı hakkında böylelikle bir sonuca ulaşılmalıdır. Mahkemece bu yön ve sözleşmedeki faize ilişkin hüküm göz ardı edilerek davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.