YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9262
KARAR NO : 2007/11577
KARAR TARİHİ : 04.10.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastro sırasında ham toprak niteliği ile hazine adına tespit ve tescil edilen daha sonra da 4342 sayılı Mera Kanununu uygulaması sonucu mera kaynakları arasına alınarak diğer davalı … Köy Tüzel Kişiliğine tahsis edilen 701 parselin krokide yeşil ile boyalı kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı hazine temyiz etmiştir.
Dosyada yeralan bilgilerden 701 parsel sayılı taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanununu uygulaması aşamasında mera kaynakları arasına alınmasına dair teknik ekip çalışma sonuçlarının ilan edildiği ancak, yasanın 13. maddesinde öngörülen ve komisyon tarafından yapılması zorunlu ilanların yapılmadığı komisyon çalışmalarının kesinleştirilerek 14.12.2005 tarihinde özel siciline mera niteliği ile yazıldığı anlaşılmaktadır. Yasada öngörülen dava açma süresi ilanla başlar. Bu bakımdan komisyonun 13. madde uyarınca ilan yapmadan tespit ve tahsis işlemini kesinleştirmesi yasal değildir. Kaldı ki; 4342 sayılı Mera Kanununun 21. maddesi son fıkrasında «tahsis kararında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihinden itibaren beş yıl geçtikten sonra tespit tarihinden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve bunlara karşı dava açılamaz» hükmü karşısında davacının mülkiyet iddiası ile açtığı bu davanın süresinde olduğunun kabulü gerekmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre dava mera komisyonunun 701 parselin dava konusu bölümünün mera kaynakları kapsamına alınarak davalı köy tüzel kişiliğine tahsis kararının kısmen iptaline ilişkindir.
4342 sayılı Mera Kanununun 13. maddesi hükmünce mera komisyon kararlarına karşı açılacak davalarda Asliye Hukuk Mahkemesi ya da kadastrosu yapılan yerlerde Kadastro Mahkemeleri görevlidir. Dairemiz bozma kararında bu hususa değinilmemiş olması taraflara usulü kazanılmış hak sağlamaz. Görev hususu kamu düzeninden olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir.
Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin görev noktasından reddi yerine çekişmenin esasının incelenerek hükme bağlanması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 04.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.