Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/9346 E. 2007/10607 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9346
KARAR NO : 2007/10607
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.1.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.4.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve dahili davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma isteminin değerden reddine karar verilerek dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davacı idarenin ıslahını yaptığı … Deresi ve yan kollarına davalı tarafından yapılmakta olan inşaatlardan çıkan dolgu malzemesinin dökülmesi suretiyle oluşan elatmanın önlenmesi, dökülen dolgu malzemesinin kaldırılması, dereye bitişik arazilerde bulunan dolgu malzemesinin akmasının ve sürüklenmesinin önüne geçmek için palyeli istinat duvarları yapılması, yapılacak olan kıyı duvarı, palyeli istinat duvarı gibi yapı projelerinin onaylatılması istemleriyle açılmıştır.
Davalı … Sanayicileri Kooperatifi davaya yanıt vermemiştir.
Davaya dahil edilen ve husumeti kabul eden Buca Ege Giyim Organize Sanayi Bölgesi molazların kayıt maliki tüzel kişilik tarafından dökülmediğini, varsa zararın molazları sahaya döken sanayiciler tarafından meydana getirildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; bilirkişilerin 3034 ada 2 parsel ile 3024 ada 4 parsel içinde kaldıklarını saptadığı krokide 2 numaralı dolgu sahası olarak gösterilen yerdeki dere yatağının önünü kapatan ve dolduran dolgu malzemelerinin davalı tarafından kaldırılarak elatmanın önlenmesine, dolgu malzemelerini davalı yanın kaldırmaması halinde 3034 ada 2 ve 4 parselde 2 numaralı, 7571 ada 9 parselde 3 ve 4 numaralı dolgu sahalarında bulunan malzemelerinin dere yatağına akması ve sürüklenmesini önleyecek istinat duvarlarının davalı tarafından yapılmasına, istinat duvarları yapımına esas projelerinin davacı idare ile dava dışı DSİ idaresine tasdik ettirilmesine, davalı taraf bu işlemi yapmazsa aynı işlemin davacı tarafından İcra Müdürlüğü vasıtası ile yerine getirilmesine ve bu durumda İcra Müdürlüğünün belirleyeceği meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Davacı kuruma da uygulanması zorunlu İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki 2560 sayılı Kanununun 2/a maddesine göre; içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yerüstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüd ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapıp yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek davacı idarenin görev ve yetkileri arasındadır. Anılan hükmün “c” bendine göre de, davacı idare bölge içindeki su kaynaklarının deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini bu kaynaklardan su kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik idari ve hukuki tedbirleri almakla yetkilidir.
Davacı idare yukarıda sözü edilen yasa hükümlerinden yararlanarak davalının su kaybına veya azalmasına yol açacak faaliyetlerinin giderilmesini, bu arada bu sonucu sağlayacak tedbirlerin alınmasını kuşkusuz mahkemeden dava yolu ile isteyebilir. Diğer taraftan, taşınmaz malikinin sorumluluğunu düzenleyen Türk Medeni Kanununun 730.maddesi hükmünce, bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşılan kimse durumun eski hale getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir. Yasanın komşu hakkına ilişkin 737.maddesine göre de herkes taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıklardan kaçınmak zorundadır. Buradaki taşkınlıktan maksat mülkiyet hakkının aşırı kullanılmasıdır.
Somut olayda; davalı 7571 ada 9 parselin maliki olan Buca Ege Giyim Organize Sanayi Bölgesinin yaptığı inşaat çalışmaları sırasında yasa uyarınca davacı İZSU’nun bakım ve gözetimindeki Armutlu deresi ve yan kolları üzerindeki Tersip bendinin yakın gelecekte zarar göreceği, 3034 ada 2 ve 4 parseller üzerinde mevcut akarsu kaynağının dolgu malzemelerinin atılması sonucu kuruduğu, davalının maliki olduğu 7571 ada 9 parselin aşırı kullanılmasından dolgu malzemelerinin akarak Armutlu deresi yan kolu ile bu dere üzerindeki Tersip bendini dolduracağı, konusunda uzman olan bilirkişilerce saptanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davalı taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını aşırı kullanması sonucu hukuka aykırı davranışı, zarar tehlikesinin mevcudiyeti ve hukuka aykırı davranış ile zarar tehlikesi arasındaki illiyet bağının varlığı saptandığından mahkemece tehlikenin giderilmesine yönelik tedbirlere ilişkin istemin kabulünde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Açıklanan bütün bu nedenlerle temyiz eden davalı … Ege Giyim Organize Sanayi Bölgesinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-HUMK.nun 388 ve 389.maddeleri uyarınca hüküm yerinde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması gerekir. Aksi halde taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erdirilmiş sayılmaz ve hükmün infazı aşamasında yeni bazı uyuşmazlıklar meydana gelerek devam eder. Mahkemece kurulan hükümde, taraflara yüklenen hak ve borçlar açık olarak yazılmadığından hüküm tereddüt yaratacak nitelikte olup, ileride mahkeme denetimi dışında kalan bazı hadiselere bağlanmıştır. Bu hali ile kurulan hükmün HUMK.nun 388 ve 389.maddelerine uygun tesis edildiği söylenemez.
Bu durumda bilirkişilerden ek rapor alınarak; yanlar arasındaki uyuşmazlığı sona erdirecek somut tedbirlerin neler olacağı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirletilmeli, davalı tarafından yapımı hüküm altına alınan istinat duvarının projesi yargılama aşamasında uygun bilirkişilere yeniden keşif yaptırılarak çizdirilmeli, projelerin tasdik edilip edilmeyeceği ilgili kamu kurumlarına sorulmalıdır. Bu yönlerin hüküm tesisinden sonraki bazı iş ve işlemlere bağlanması uyuşmazlığı gidermeyeceğinden kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davalılardan Ege Giyim Sanayicileri Kooperatifinin tüm varlığı tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona erdiğinden hakkında açılan davanın husumet noktasından reddi yerine bu davalıyı da kapsayacak şekilde hüküm kurulması kabul şekline göre bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalı … Ege Giyim Organize Sanayi Bölgesi, 2.bent uyarınca da Ege Giyim Sanayi Kooperatifi yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.9.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.