YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9483
KARAR NO : 2007/10554
KARAR TARİHİ : 21.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 20.02.2004 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 1929 parsel sayılı taşınmazın kaydında bulunan “…” vakfı şerhinin silinmesi isteminden ibarettir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmak suretiyle alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Dairemizin 26.12.2005 günlü bozma kararında da vurgulandığı üzere; uygulamada önemli olan vakfın ismine göre hareket etmek değil, niteliğinin yöntemine uygun biçimde belirlenmesidir. Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın çoğrafi konumu ve hukuki durumları ayrı ayrı olacağından bir başka dava sebebiyle alınan rapor emsal sayılamayacağı gibi, araştırma ve inceleme keşfen yapılmalı, dava konusu taşınmazın yeri düzenlenecek haritaya bilirkişi tarafından işaretlettirilmeli, taşınmazın kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar arasında veya Devlete ait araziler içinde bulunup bulunmadığı belirlenmeli, vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra bilirkişiden görüş alınmalıdır. Raporu hükme esas alınan bilirkişi de düzenlediği raporun sonuç kısmında bu eksikliğe değinmiş, keşfen inceleme yapılmadığı ve taşınmazın coğrafi ve hukuki konumu belirlenmediğinden mevcut tapu kayıtlarına göre kesin bir sonuca varılmasının mümkün olmadığını açıklayarak emsal dosyaları dikkate almak suretiyle kanaatini belirtmiştir. Kuşkusuz eksik inceleme sonucu düzenlenen yetersiz bilirkişi raporu ile sağlıklı bir sonuca ulaşılabileceğinden söz edilemez.
26.12.2005 günlü bozma kararımızda açıklanan ve yukarıda değinilen biçimde inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.