YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9696
KARAR NO : 2007/13672
KARAR TARİHİ : 08.11.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.01.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 15.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.11.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden gelmedi. Karşı taraf davalı … vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yükleniciden kazanılan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi … ile yüklenici yargılamalara katılmamış, diğer davalı … iyiniyetli kayıt maliki olduğunu açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruması altındaki üçünçü kişi davalı … iyiniyetli malik olduğundan ve davalı …’in katıldığı temlik ve satış işlemlerinin danışıklı yapıldığı kanıtlamadığından, dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Burada öncelikle belirtilmesi gereken sorun davalı …’in diğer davalılar… ve … aleyhine açtığı … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/14-50 Esasında kayıtlı dava sonucunun eldeki dava bakımından davacıyı bağlamayacağıdır. Zira HUMK.nun 237. maddesince kesin hüküm söz edebilmek için diğer koşulların yanında davanın tarafları arasında da birlik olmalıdır.
Davacının dayanağı biçimine uygun düzenlenmiş 09.02.1998 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi davalı … ’ın dayanağı ise, yine biçimine uygun düzenlenmiş 01.05.2001 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesidir. Her iki yanda bu sözleşme ile yüklenici davalı …’dan şahsi hakkını temlik almıştır. Orta yerde şahsi hakların yarıştığı açık-seçiktir. Şahsi hakların yarışması durumunda kural; önceki tarihli olana değer tanınmasıdır. 09.02.1998 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesi önceki tarihli olduğundan, mahkemece bu sözleşmeye değer tanınmak suretiyle çekişme konusu bağımsız bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi yerine olayda uygulanma olanağı bulunmayan Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinden söz edilerek davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 08.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.