YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9818
KARAR NO : 2007/11558
KARAR TARİHİ : 04.10.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit … kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılan geçit … tesisi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece istem kabul edilerek davacının maliki olduğu 55 parsel lehine davalının maliki bulunduğu 79 parsel üzerinden «ekin ve hasat zamanı yıllık 400,00 YTL karşılığı» geçit … tesisine karar verilmiştir.
Hükmü davalı 79 parsel maliki temyiz etmiştir.
Geçit davalarından amaç genel yola bağlantısı olmayan veya yolu olsa da bu yol ile ihtiyacı karşılanmayan taşınmazın genel yola kesintisiz bağlantısının sağlanmasıdır. Geçit irtifakı bir taşınmaz malikine diğer bir taşınmazı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır. Kurulan geçidin taşınmaz lehine bir irtifak … olması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 748. maddesince tapu siciline kaydı gerekir. Diğer yandan tapu sicilinin doğru ve güvenilir tutulması Devletin görevleri arasındadır.
Ne var ki somut uyuşmazlıkta, mahkeme geçit hakkının bir süreyle ve şarta bağlı olarak kurulmasına karar vermiştir. Uygulamada ve doktirinde hakim olan görüşe göre yüklü taşınmaz malikine dilediği zaman irtifak sözleşmesini fesh edebilme yetkisi sağlayan şarta bağlı bir irtifak hakkının kurulamayacağı kabul edilmektedir. Çünkü bu şekilde bir irtifak … tesisi irtifak hakkının hukuki niteliğine uygun düşmez. Bundan dolayı da Tapu Sicil Müdürlüğü hükmen de olsa bu şekildeki bir tescil talebini reddeder. Mahkemece açıklanan bu saptamalara aykırı olarak kural olarak süresiz kurulması gereken irtifak hakkının süreli ve şarta bağlı kurulmuş olması hükme infaz olanağı vermeyeceğinden, karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; davanın niteliği icabı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, kararlılık kazanmış uygulamaya aykırı olarak davacı vekiline avukatlık ücreti takdiri ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.