Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/9888 E. 2007/11945 K. 16.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9888
KARAR NO : 2007/11945
KARAR TARİHİ : 16.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 1.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, düzenlemesi B.K.nun 270 ve devamı maddelerinde yapılan hasılat kira sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı 1.3.1979 başlangıç günlü sözleşmenin 4.maddesi hükmünce kiracı olan davacının idareden talebe … olmadığını, kaldı ki istemin çözüm yerinin idari yargı yeri olduğundan, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 13.286.00 YTL.den ibaret davacı zararının taşınmazın tahliye edildiği 26.7.2002 tarihinden geçerli faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalı Belediye Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden kiralananın bulunduğu yerde imar düzenleme çalışmaları yapıldığı, bu çalışmalar sırasında mecurun bulunduğu yerin yol olarak terkin edilecek alan içersinde kaldığı ve davacıların taşınmazdan hükmen tahliye edildiği anlaşılmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanununun 18/9.maddesi hükmünce imar düzenlemesi sırasında bir yapının başkasına ait parsel üzerinde kalması halinde, ilgili parsel sahipleri tarafından yapı sahibine bedeli ödenmedikçe veya aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe yapıların eski sahipleri bunları kullanmaya devam eder. Somut olayda, yapı sahibi olan davacılar miras bırakanına bedel ödenmeksizin benzin istasyonu olarak kiralanan ve yola terkini imar uygulamasına göre zorunlu bulunan yerdeki ardiye ve ofis binasının davalı Belediye tarafından yıkılarak kaldırıldığı sabittir. Davalı belediyenin bu eylemi haksız fiil niteliğinden olduğundan yapı bedelinin davacılara ödenmesi gerekir. Diğer taraftan, 1.3.1979 günlü sözleşmenin 4.maddesi tamir ve tadilat halinde uygulanabileceğinden davalı Belediye anılan bu madde hükmüne de dayanamaz.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacılar tarafından yaptırılan 1.7.2002 tarihli tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ofis ve ardiyenin toplam değeri 13.286.10 YTL olarak bulunmuştur. Ancak bu tarihten sonra tahliye amacıyla yapılan 26.7.2002 tarihli icra işleminde yapıdaki kapı ve pencerelerin söküldüğü, binanın her iki yanında benzin tankerlerinin çıkarılmasından dolayı çukurlar meydana geldiği saptanmış, bu saptama tahliye tutanağına geçirilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 8.maddesi hükmünce icra ve iflas dairelerinin tuttukları tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Buna göre, kiralananda yapılan tespitten sonra bazı malzemelerin davacılar tarafından sökülerek götürüldüğünün kabulü gerekir. O yüzden mahkemece tespit bilirkişilerinden ek rapor alınarak sonradan sökülüp götürüldüğü saptanan yapı malzemeleri değerinin davacı alacağından düşülmesi ve sonucuna uygun bir hükme varılması gerekmektedir.
Mahkemenin açıklanan bu olguyu bir yana bırakması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.