YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9900
KARAR NO : 2007/10558
KARAR TARİHİ : 24.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.05.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarına vakıf şerhinin işlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı … İdaresi vekili 24.05.1999 tarihli dilekçesiyle taşınmazın evveliyat kayıtlarında Sultan Beyazıt Vakfı şerhi mevcut iken dava konusu 4188 sayılı parselin tapu kaydına sehven vakıf şerhinin işlenmediği ve taşınmazın kat irtifakı kurulduktan sonra davalılara satışının yapıldığını beyanla davalıların tapudaki hisselerine yeni tapu kayıtlarına Sultan Beyazıt Vakfı şerhinin işlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece “…dava konusu 4188 sayılı parselin 27.04.1988 tarihinde 575 sayılı parselin ifrazından meydana geldiği ve 04.02.1982 tarihinde komisyon kararı ile tescilinin yapıldığı tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı, ancak; Kadastro Kanununda değişiklik yapan ek madde ile kadastro kanununun 12/3. maddesinin sahih vakıflarda uygulanmaması hususunda düzenleme getirdiği, dosyadaki Prf . Dr. … tarafından düzenlenen raporda vakfın türünün gayrisahih vakıfa ilişkin bulunduğunun belirlendiği gibi 4188 parselin evveliyatı olan 575 parsele ait tapulamanın 04.02.1982 tarihinde kesinleştiği dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ….” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava konusu 4188 parsel sayılı taşınmazın ifrazen gelmiş olduğu 575 parsel sayılı taşınmazın getirtilip incelenen tapulama tutanağı üzerinde Sultan Beyazıt Vakfından şerhinin mevcut olduğu ancak “575 parselin ifrazından sonra oluşan 4188 parselin tapu kaydı üzerine vakıf şerhinin işlenmemiş olduğu” Tapu Sicil Müdürlüğünün 01.06.2007 2147 sayılı cevabi yazıları ve dayanak belgeleriyle sabittir. Gerçekten tapulama tutanağında mevcut bulunan vakıf şerhinin ifraz gören dava konusu taşınmaz kayıtlarına aynen aktarılması Türk Medeni Kanununun 848 ve 849 maddeleri hükmü gereğidir. Burada tapulama öncesi bir sebebe dayanılmadığı gibi taşınmaz maliki değişse bile yeni malik olan kişiler başka bir işleme gerek bulunmaksızın yasada ve 02.04.2004 tarih 1/1 sayılı Yargıtay İçtihatları Büyük Genel Kurulu Kararında taşınmaz yükü olarak nitelendirilen şerhin sonuçlarından sorumludur. Belirtilen nedenlerle davada tapulama öncesi bir sebebe dayanılmadığı için 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz. Ayrıca, dava Türk Medeni Kanunun 848 ve 849 maddelerine dayanılarak tapulama tutanağında yazılı bulunan vakıf şerhinin ifraz kayıtlarına işlenmesi istemiyle yasadan kaynaklanan mecburiyete dayanmış olduğundan vakfın türü hakkında inceleme yapılması da gerekmez. Açıklanan nedenlerle davanın reddine dair verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.