Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/10084 E. 2008/11842 K. 17.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10084
KARAR NO : 2008/11842
KARAR TARİHİ : 17.10.2008

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.09.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ve 05.08.2002 tarihli birleşen dava dilekçesi ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı/birleşen davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/297 esasında kayıtlı davada davacı, yükleniciden kazanılan kişisel hakka dayanarak mülkiyet aktarımı isteminde bulunmuştur.
Bu dava dosyası ile birleştirilen yine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/798 sayılı dosyasında ise, arsa sahibi olan davacılar davalı yüklenicinin arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yapması gereken bazı işleri yapmadığını, eserde eksik ve ayıplı … kalemleri bulunduğunu, tesliminde sözleşmede kararlaştırılan sürede olmadığını ileri sürerek yükleniciden tazminat talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince her iki dava dosyası yönünden de görevsizlik kararı verilerek dosya Tüketici Mahkemesine gönderilmiştir.
Tüketici Mahkemesince, asıl dava kabul edilerek 287 ada 195 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan binanın 2.katındaki 2 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tesciline, birleştirilen davanın da kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, birleşen davanın davacıları arsa sahipleri temyiz etmiştir.
Görülüyor ki, 2001/297 esasında kayıtlı dava dosyasında yüklenicinin temliki işlemine dayanılarak konut niteliğindeki bağımsız bölümün tescili istenmiştir. Birleştirilen davanın tarafları ise, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tarafları olan arsa sahipler ile yüklenici şirkettir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.maddesi ( c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Asıl davanın konusu konut niteliğindeki bağımsız bölümün tescilidir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü itilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı tapu kaydı iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan asıl davanın görüleceği mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
Birleştirilen dava ise, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tarafları olan davacı arsa sahipleri ile yüklenici arasında 23.03.1995 tarihli sözleşmeden kaynaklanan isteklere ilişkindir. 23.03.1995 tarihli sözleşme, niteliği itibariyle eser sözleşmesi olduğundan, bu davanın Tüketici Mahkemesinde görülme olanağı yoktur. Çünkü, Tüketici Mahkemesi ile genel mahkemede görülecek davanın yargılama yöntemi farklıdır. Bu davanın Tüketici Mahkemesinde görülme olanağı bulunmadığından mahkemece HUMK.nun 46.maddesi gözetilerek asıl dava dosyasının tefrikine karar verilmesi yerine her iki davada da Tüketici Mahkemesi görevli imiş gibi davaları esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.