YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10656
KARAR NO : 2008/14925
KARAR TARİHİ : 27.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.11.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar, genel yola bağlantısı bulunmayan 71 ve 76 parsel sayılı taşınmazları yararına davalılara ait 93 ve 95 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulması talebi ile dava açmışlardır.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkeme, 21.08.2006 tarihli teknik bilirkişi kroki ve raporuna göre 71 parsel sayılı taşınmaz için 93 ve 95 parsel sayılı taşınmazlardan 6 numaralı seçenek olarak gösterilen yerden ve 76 parsel sayılı taşınmaz için de 93 parsel sayılı taşınmazdan gösterilen 337.19 m2 lik güzergahtan geçit hakkı kurulmasına karar vermiştir.
Hükmü, davalı 93 ve 95 parsel sayılı taşınmazlar malikleri temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Somut olaya gelince; öncelikle 71 ve 76 parsel sayılı taşınmaz malikleri birlikte taşınmazları yararına geçit hakkı kurulmasını istediklerine göre, 71 parsel sayılı taşınmaz için 76 parsel sayılı taşınmaz ile akdi irtifak kurulmak üzere davacılara süre verilmeli, olmadığı takdirde 71 parsel sayılı taşınmaz yararına 76 parsel sayılı taşınmazdan hükmen geçit hakkı kurulması yoluna gidilmelidir.
Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olsa da özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak da geçit güzergahı saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Bu özelliğinden dolayı komşular arasında fedakarlığın dağıtılması ve denkleştirilmesi kuralı duraksamasız bir şekilde uygulanmalıdır. Bu davalarda hiçbir zaman davacının subjektif arzusunun önemi yoktur. Geçit, objektif esaslara göre davayı çözecek hakim tarafından belirlenir. Aleyhine geçit kurulması istenen davalı taşınmazların tapu kayıtlarına göre 93 parsel sayılı taşınmazın 2400 m2 miktarlı olduğu ve geçit tesis edilen bölümünde bir çok ağaçların bulunduğu görülmektedir. 95 parsel sayılı taşınmaz ise 20.140 m2 yüzölçümlü ham toprak niteliğindedir ve bilirkişi raporlarına göre üzerinde ekili ve dikili bir şey yoktur.
Şu duruma göre, az yukarıda sözü edildiği üzere geçit davalarında amaç geçit ihtiyacı olan taşınmazın komşuluk hukuku genel ilkeleri çerçevesinde komşularını en az zararlandıracak şekilde genel yola bağlantısını sağlamaktır. Bilirkişiler en uygun geçit yerinin 95 parsel sayılı taşınmazdan geçen mavi boyalı 3 numaralı güzergah olduğunu belirtmişler ise de, açıklanan ilkeler uyarınca, 71 parsel ile 76 parsel sayılı taşınmaz arasında akdi irtifak kurulması konusunda davacılara süre verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalı, bu olmadığı takdirde 71 parsel için fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi de gözönünde tutularak, 86 parsel sayılı taşınmazda … boyalı yerden ve devamında da her iki parsel için (71 ve 76 parsel sayılı taşınmazlar) 95 parsel sayılı taşınmazda mavi boyalı yerden geçit hakkı verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan yönler gösetilmeksizin verilen karar doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.