Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/11737 E. 2008/15883 K. 29.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11737
KARAR NO : 2008/15883
KARAR TARİHİ : 29.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.2008 gününde verilen dilekçe ile mera kararının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Mera Komisyon Kararının iptali istemi ile açılmıştır.
Davalı …, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, 30 günlük dava açma süresi geçirildiğinden söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun 21. maddesi hükmüne göre tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve dava açılamaz. Eldeki davada Hazine, 1482 parselin maliki olduğunu ileri sürerek mülkiyet hakkına dayanmak suretiyle bu davayı açmıştır. Olayda aynı yasanın 13. maddesindeki 30 günlük süre değil, 21. maddesindeki 5 yıllık sürenin uygulanması gerekir. Çekişme konusu taşınmazın tahsis çalışma sonuçlarının Hazineye duyurulduğu tarihten davanın açıldığı 08.01.2008 tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediğinden dava 21. madde hükmüne göre süresinde açılmıştır.
Diğer taraftan, Mera Kanununun 5. maddesinde mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilecek yerlerin nereler olduğu sayılmıştır. Bunların arasında devletin hüküm ve tasarrufunda veya Hazine’nin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanabileceği
anlaşılan yerler de vardır. Ne var ki, bu gibi yerlerin mera kaynakları kapsamına alınabilmesi için anılan yasanın 9. maddesi hükmü gereğince tespit ve tahdit çalışmalarından önce Maliye Bakanlığından izin alınması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta, gerek teknik ekip çalışmaları aşamasında gerekse komisyon incelemesinde böyle bir iznin alındığı ileri sürülüp kanıtlanmamıştır.
Yapılan bu hukuki saptamalar karşısında, mahkemece davanın kabulü yerine istek hak düşürücü süre geçirildiğinden söz edilerek reddedildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 29.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.