YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12309
KARAR NO : 2008/13246
KARAR TARİHİ : 10.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.09.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve köy boşluğu olarak terkin, müdahale ile Hazine adına tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davalı adına kayıtlı 184 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın “köy boşluğu” olduğunu ileri sürerek bu nedenle davalı adına yapılan tespitin ve tescilin yanlış olduğunu ileri sürerek keşif yapılarak köy boşluğu olarak belirlenecek kısmının tapusunun iptal edilerek, köy boşluğu olarak terkinini istemiştir.
Davalı davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını ve zilyetliğindeki taşınmaz içerisinde köy boşluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davaya asli müdahil olarak katılan Hazine tarafından verilen müdahale dilekçesi ile taşınmazın Hazine adına tescili talep edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, bilirkişinin 20.05.2008 tarihli raporunda (C) harfi ile gösterilen yeşil renkle boyalı 432,42. m²’lik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile köy boşluğu vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın yüzölçümünün karar doğrultusunda düzeltilmesine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümü, 1997 tarihinde yapılan kadastro tespiti çalışmalarında 184 ada 5 ve 8 parsel numarası ile sınırlandırılan taşınmazların kuzeyinde yer almakta olup, davacının nitelendirdiği gibi köy boşluğudur ve tutanağına göre zilyetlik koşulları oluştuğundan davalı adına tescil edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde belirttiği adrese
… taşınmazın bulunduğu İğdecik köyünde oturmaktadır ve aynı yerdeki 8 parsel sayılı taşınmazın malikidir.
Eldeki davanın yapılan yargılamasında toplanan delillere göre, uyuşmazlık konusu bu yerin meraya çıkacak hayvanların toplanma yeri yani hukuksal deyimi ile “eğrek” yeri olduğu anlaşılmaktadır. Mera, yaylak, genel harman yeri, sıvat ile eğrek yeri gibi taşınmazlar özel mülkiyete konu edilemeyen kamu mallarından olup özel sicilinde kaydedilirler. Bu tür kamu mallarının mülkiyeti mutlak biçimde Hazineye aittir.
Somut olayda, her ne kadar davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali için Hazine tarafından dava açılması gerekirken davacı şahıs tarafından bu dava açılmış ise de, Hazine davada müdahil sıfatı ile yer aldığına göre husumet yönünden ve çekişmeli yerin keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre eğrek yeri olduğu ispat edildiğinden (C) harfi ile gösterilen kısmın davalı adına olan tapusunun iptalinde hukuka aykırılık yoktur.
Nevar ki mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın eğrek yeri olarak özel siciline yazılmak üzere sınırlandırmasına karar verilecek yerde, özel mülkiyete konu teşkil edecek şekilde tapuya tesciline karar verilmesi doğru değildir. Bu yön bozma nedeni ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmesi uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin 4. satırında “tapusunun iptali ile” sözcüklerinden sonra gelen “köy boşluğu vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline” sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “Eğrek yeri olarak sınırlandırılmasına ve meralar için tutulan özel siciline yazılmasına” sözcüklerinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU BİÇİMİ İLE ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.