Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/13039 E. 2008/15157 K. 04.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13039
KARAR NO : 2008/15157
KARAR TARİHİ : 04.12.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.05.2007 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, tapu kaydına dayalı elatmanın önlenmesi istemi ile açılmıştır.
Davalılar çekişme konusu taşınmazda zilyet olduklarını açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, bilirkişiye çizdirilen krokide kırmızı renkle boyalı 3416,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaza davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan … ve … temyiz etmiştir.
Yukarıda sözü edildiği üzere davada 24.08.1946 tarih ve 161 sıra numaralı tapu kaydına dayanılmıştır. Anılan kayıt davacının miras bırakanı … adınadır. İlke olarak tapu kaydının harita ve krokisi mevcut ise, bu tapu kaydına Türk Medeni Kanununun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddeleri uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Taşınmazın harita ve krokisi yoksa veya bunlar uygulama niteliğinden yoksunsa tapu kaydı ilk tesisinden itibaren getirtilmeli, gitti kayıtlarının yüzölçümlerine ve sınırlarına bakılmalı, bir değişiklik varsa dayandığı belgeler incelenmeli, doğru ve yasal bir nedeni bulunup bulunulmadığı araştırılmalı, doğru esasa dayanmıyorsa ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmeli, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere komşu taşınmazların tapu kayıtları da getirtilmelidir. Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra keşif yapılmasına karar verilmelidir.
Keşif mahallinde; yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler ve konularında uzman olan teknik bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılmalı, kayıtlardaki her sınır bilirkişilere sorularak arazi üzerinde tespit ettirilmeli, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının belirlenerek bu sınırlar teknik bilirkişiye çizeceği krokide işaret ettirilmeli, diğer yandan mahalli bilirkişilerin söylediklerinin denetimi açısından komşu taşınmaz revizyon, vergi veya tapu kayıtları uygulanmalı, nizalı taşınmaz yönünün ne şekilde nitelendirdiği üzerinde durulmalıdır.
Ayrıca, karşı tarafın dayanak belgeleri ile savunmasında ileri sürdükleri kayıtların da tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilerek aynı şekilde mahallinde uygulanması gerekir.
Somut olayda;
Mahkemece yapılan keşifte tapu kaydı hudutları itibariyle mahalli bilirkişilere sorulmuş, mahalli bilirkişiler kaydın doğusundaki … hududunu bilemediklerini ifade etmişlerdir. Şu haliyle kaydın bütün sınırlarıyla dava konusu yeri içine almadığı anlaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda kaydın yerel bilirkişiler tarafından gösterilmeyen sınırı açısından tanık sözlerine başvurmak, bilinemeyen hududun neresi olduğunu tanıklara açıklatmak gerekir. Değinilen bu husus ve yukarıdan beri sayılan uygulama yerine getirilmediğinden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.