YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13232
KARAR NO : 2008/15484
KARAR TARİHİ : 18.12.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 25.02.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında tersimat hatası ve yüzölçümünün düzeltilmesi, birleştirilen davada da … tarafından elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; yüzölçümü düzeltilmesi isteminin reddine, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne dair verilen 11.08.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı (karşı davalı) … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 64 parsel sayılı taşınmazının yüzölçümünün tapuda eksik yazıldığını ve fiilen kullandığı yer nazara alınarak kaydın düzeltilmesini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini istemiş, ayrıca açtığı ve eldeki davayla birleştirilen davasında … tarafından kendisine ait taşınmaza elatıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı …’in 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi gereğince ölçü ve tersimat hatasının düzeltilmesi için dava açtığı ancak düzeltmenin Kadastro Müdürlüğünden isteneceği belirtilerek …’in açtığı davanın reddine, elatmanın önlenmesi isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı (birleştirilen davanın davalısı) … temyiz etmiştir.
İlk dava, kayıttaki yüzölçümü ile taşınmazın gerçek yüzölçümü arasındaki farklılığın giderilmesi, birleştirilen dava ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü kural olarak çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açılma olanağı vardır.
Somut olayda ise; davacı tarafından anılan yasanın 41.maddesine dayanılarak işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne başvurulmamış, doğrudan mahkemede dava açılmıştır. Mahkemede düzeltmenin kadastro müdürlüğü tarafından yapılacağı belirtilerek davayı reddetmiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte alınan 03.06.2008 tarihli raporda taşınmazın ölçü krokisi ile paftanın uyuşmadığı, ancak zemin ile örtüştüğü belirtilerek tersimat hatasından söz edilmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılama hukukuna egemen olan usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek davacıya yukarıda açıklanan 41. madde prosedürünün uygulanması için önel vermesi ve kadastro müdürlüğünce yapılacak işlemi bekletici sorun sayması ve bu işlemin kesinleşmesinden sonra davaları irdeleyerek sonuca ulaşması gerekirdi. Bütün bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yukarıda açıklandığı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.