YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13663
KARAR NO : 2009/1686
KARAR TARİHİ : 12.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 7.7.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, ikinci kademedeki talep olarak raiç değerin istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; raiç değer bakımından davalılar … ve … bakımından kabulüne dair verilen 2.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … ve … vekili, temyizen incelenmesi, davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 10.2.2009 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali tescil, ikinci kademedeki istek ise tazminat taleplerine ilişkindir.
Davalılardan … davacının iddia ettiği işleme kendisinin katılmadığını, davanın reddini savunmuş, davalılardan … davacıdan satışa karşılık sadece 15.000,00 TL. alındığını, kalan 30.000,00 TL.yi ödemediğini, temerrüde düştüğünde satışın yapılmadığını belirtmiş diğer davalı … cevap vermemiştir.
Mahkemece mülkiyet aktarımı isteminin reddine, 37.700 YTL tazminatın davalılar … ve …’tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ile davalılardan … ve … temyiz etmiştir.
Yukarıda söylendiği üzere, davadaki istemin dayanağı yüklenicinin temliki işlemidir. Kısaca tanımlamak gerekirse temlik, eski alacaklı (yüklenici) ile temlik alan yeni alacaklı (üçüncü kişi) arasında yapılan ve borçlunun rızasını gerektirmeyen bir tasarruf işlemidir. Gerçekten, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ile kazandığı şahsa yüklenici tarafından doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürülebileceği gibi bu hak üçüncü bir kişiye temlik edilmişse üçüncü kişi de temlik aldığı hakka dayanarak arsa sahibinden ifa talebinde bulunabilir. Ancak, temlik işleminin Borçlar Kanununun 163.maddesi
hükmünce yazılı şekilde yapılması gerekir. Kanununun yazılı şekilde yapılmasını emrettiği bir işlemin varlığı başkaca delillerle ispat edilemez. Zira, Kanunun öngördüğü şekil koşulu sıhhat şartıdır. Davada yazılı bir temlik sözleşmesine dayanılmadığından mülkiyet hakkının nakline ilişkin davacı istemini reddi doğrudur,
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı …’ın bütün davalılardan …’in diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davalı …’in diğer, davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince;
Davalılardan … davacı ile var olan akti ilişkiyi kabul etmiş, satış bedeline karşılık da 15.000.00 TL alındığını, 45.000.00 TL olan bedeli 30.000.00 TL.sinin ödenmediğini, sözleşmeyi bu nedenle bozduğunu belirtmiştir. Diğer davalı …’nun kabul beyanı yoktur. Öne sürülen tazminat miktarına göre Türk Medeni Kanunun 6.maddesi hükmü gereğince bu iddianın davacı tarafından ve HUMK.nun 288.maddesince senetle ispatı gerekir. Davacı bu konuda senet ibraz edememiştir. Kabul ettiği miktar da davalılardan …’yu bağlar. Ne var ki, davacı delil dilekçesinde “her türlü kanıt” demek suretiyle yemin deliline dayanmıştır.
Bu saptamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, yemin deliline dayanan davacıya bedel konusunda bu hakkını hatırlatmak, iddiasını yemin delili ile kanıtlarsa isteğin şimdiki gibi hüküm altına almak, iddia yemin delili ile kanıtlanamazsa davalılardan …’nun beyanı ikrar ettiği miktar üzerinden kendisini bağlayacağından bilirkişiye hesaplamayı kabul ettiği miktar üzerinden yaptırmak ve bu bulunacak miktarın sadece davalı …’ten tahsil etmek, davalı … hakkındaki davayı ise reddetmek olmalıdır.
Değinilen yönler üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve araştırmayla davanın yazılı olduğu şekilde doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı …’nın bütün davalılardan …’nun diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.numaralı bent gereğince hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.2.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.