YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13712
KARAR NO : 2008/14612
KARAR TARİHİ : 24.11.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.03.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, 146 parsel sayılı taşınmazın davalıya ait olduğunu ve davalının davacı taşınmazı tarafına bakan yönde çekme mesafelerine uymadan açıktan merdiven ve imara aykırı yükseklikte duvar yaparak evini kapattığını ileri sürerek merdivenin kaldırılması suretiyle davalının müdahalesinin önlenmesini talep etmiştir.
Davalı, evinin projesine uygun şekilde ve gerekli izinler alınarak yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilerek davalının elatmasının önlenmesine ve merdivenin kal’ine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun mülkiyet hakkının kısıtlanmasını düzenleyen “komşuluk hakkı” bölümünde yer alan 737.maddesinde taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerin kullanımında komşuları etkileyecek taşkınlıktan kaçınılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Taşınmaz maliki mülkün kullanılmasında komşusuna zarar verecek taşkınlıktan kaçınmalıdır. Burada taşkınlıktan amaç ise komşuluğun hoşgörü sınırını aşan ve komşusunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek … ve eylemlerdir. Bu eylemlerinin saptanmasında da taşınmazın bulunduğu yere, kullanma amacına konuya ilişkin yasal düzenleme varsa ona, aksi halde mahalli örf ve adete bakmak gerekir.
Somut olayda, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 28.01.2008 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu bahçe duvarının 120 cm yüksekliğinde olduğu belirtilmiştir. Belediye Tapu İmar Yönetmeliğinin 55.maddesinde bu yüksekliğin 2 m’ye kadar olabileceği öngörülmüştür. Görüldüğü üzere, eldeki davada yasa ve yönetmelik gereği davacının duvar nedeni ile zarar gördüğünden söz edilemez. Bu nedenle mahkemece duvar yönünden istemin reddine dair karar verilmesi gerekirken, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirse de, bu husus temyiz edilmediğinden bozma konusu yapılmamıştır
Davalıya ait binanın batı cephesine dıştan monte edilen merdiven hakkındaki isteme gelince;
Fen bilirkişisi … ’in raporlarına göre davalı arsası üzerine kurulu bina müşterek sınıra 2 m. Mesafe ile yapılmıştır. Yine dosyada mevcut fen bilirkişisi … ’nın 21.01.2008 günlü raporunda çizdiği krokiye göre davacıya ait 145 parsel üzerinde de bina mevcut olup, bilirkişi krokileri ölçekli çizilmiş ise, davacıya ait 145 parseldeki binanında 2 m ya da daha az bir mesafe ile müşterek sınıra yakın olduğu gözükmektedir. Dairemizce kroki üzerinden tespit edilen bu duruma göre; davalı binasına monte edilen merdiven, davacının kendi arsasına yaptığı binayı çekme mesafesine taşırmasından ötürü rahatsız edici bir hale gelmiş olacağından her iki tarafa ait yapıların merdiven ya da ana bina ile çekme mesafesinden daha yakın yapılması taraflarca birbirlerini hoş görülebilme düşüncesi ile yapılmış sayılacağından komşuluk hukukuna aykırılıktan söz edilemeyecektir.
Mahkemece, tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek merdivenin çekme mesafesine taşkınlığı sonucu yukarıda genel ilkeleri açıklanan komşudan zarar görme unsuru taşıyıp taşımadığı araştırılmalı, bilirkişi dinlenilerek ve ölçekli krokiye bağlı infaza elverişli rapor alınarak, yöresel örf ve adet de gözetilerek sonucu doğrultusunda bir karar verilmelidir.
Tüm bu hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.