Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/13765 E. 2008/14562 K. 24.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13765
KARAR NO : 2008/14562
KARAR TARİHİ : 24.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.09.2007 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve kadastro çalışma alanının tesbitine dair kararın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı köy temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını belirttikleri çayır arazi ile bir kısım tapulu arazilerinin 21.11.1949 tarihli hudutname gereğince kendi köyleri sınırları içerisinde kaldığını, davalı köyün … meraları ve tapulu yerleri üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığını belirterek davalı köyün bu yerlere vaki elatmasının önlenmesine ve davalı köy ile aralarındaki Eleşkirt Kadastro Mahkemesinin 6.9.2007 tarihli, 2007/4-4 D…. sayılı kararıyla tespit edilen sınırın A4, A1, A2, A3 ve A5 kesiminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı köy muhtarı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraf köyler arasındaki kadastro çalışma alanı sınırının kesinleşmiş ilamla belirlendiği ve söz konusu mahkeme kararının bu davada kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı köy hükmü temyiz etmiştir.
Dava, sınır iptali ve davacı köye ait çayır (mera) arazi ile bir kısım tapulu arazilere elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Taraf köyler arasındaki kadastro çalışma alanı sınırının Eleşkirt Kadastro Mahkemesinin 6.9.2007 tarihli, 2007/4-4 D…. sayılı kararı ile saptanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kesin hüküm, HUMK’nun 237. maddesinde düzenlenmiştir. Bir davada kesin hükmün varlığından söz edebilmek için her iki davanın konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun, dava sebebinin yani davanın dayanağı olan vakıaların ve davanın taraflarının aynı olması gereklidir. Mahkemenin kesin hükme dayanak yaptığı kadastro mahkemesindeki davada davanın taraflarının aynı olduğu çekişmesizdir. Ancak o davada (davalı) … Köyü Muhtarlığınca daha önce kadastro müdürlüğünce Kadastro Kanununun 4. maddesi gereğince yapılan sınır tespitine itiraz edilerek her iki köy arasındaki kadastro çalışma alanı sınırının belirlenmesi istenmiş, eldeki davada ise kadastro mahkemesince belirlenen sınırın kısmen iptali ile birlikte davacı köye ait çayır (mera) arazi ile bir kısım tapulu arazilere elatmanın önlenmesi talep edilmektedir. Davaların konusu ve hukuki sebepleri farklıdır. Mahkemece davacı vekilinin dava dilekçesindeki iddiaları araştırılarak, göstermiş olduğu deliller toplanarak işi esasının incelenmesi gerekirken davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 24.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.