Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/13987 E. 2008/15136 K. 04.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13987
KARAR NO : 2008/15136
KARAR TARİHİ : 04.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.03.2008 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, olmadığı taktirde binanın ekonomik değerinin ödenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 23.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademedeki istek, davacı tarafından yapılan binanın ekonomik değerinin dava tarihi itibariyle tespiti ile binanın arsanın mütemmim cüz’ü sayılarak tespit edilecek ekonomik değerin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen gerekçe içeriğine göre; tapu iptali ve tescil (temliken tescil) isteminin kesin hüküm nedeniyle reddi hukuken doğru olup, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin ikinci kademedeki tazminat isteminin olumlu ya da olumsuz olarak karşılanmadığı yönündeki temyiz itirazlarına gelince;
Türk Medeni Kanununun 684 ve 718. maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemim cüz’ü) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723 ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir.
Somut olayda olduğu gibi, bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının taşınmazına sürekli, esaslı ve tamamlayıcı (mütemim cüz’ü) nitelikte yapı yapması halinde arazi sahibinin ve yapı sahibinin hak ve borçları bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı malzeme sahibi talepte bulunduğundan onun hakları üzerinde durulmalıdır. Davacının isteminin dayanağı Türk Medeni Kanununun 724. maddesidir. Anılan hükme göre “yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazla ise iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir”. Görülüyor ki, bu hükümle kişilerin çıkarlarını korumak için özel hukukça mülkiyet hakkına sınırlama getirilmiş, yasanın aradığı bazı koşulların gerçekleşmesi halinde mülkiyet hakkı sahibinin arzla ilgisi kesilerek yapı sahibine arazinin mülkiyetini talep yetkisi tanınmıştır. Demek oluyor ki, yasanın malzeme sahibine tanıdığı ilk hak; yapının kullanım alanı arazi parçasının mülkiyetinin adına geçirilmesini talep hakkıdır. Somut uyuşmazlıkta davacı …, Elbistan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/142 Esas, 2004/808 Karar sayılı dosyasında Türk Medeni Kanununun 724. maddesinden kaynaklanan talep hakkını kullanmış, mahkemece davacının iyiniyetli olmadığından bahisle talebi reddedilmiş, Yargıtay incelemesinden geçen karar 20.12.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, aynı talebini temyiz incelemesi yapılan Elbistan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/130 Esas, 2008/247 Karar sayılı dosyasında yinelediğinden mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin kesin hüküm nedeniyle reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, malzeme sahibinin yasadan kaynaklanan ikinci hakkı tazminat talebidir. Arazi sahibinin yapılan inşaatın kaldırılmasını istememesi veya talep etmesine rağmen aşırı zarar doğması nedeniyle yapının yıkılamaması durumunda arazi malikinin mamelekinde sebepsiz bir zenginleşme meydana geleceğinden bu zenginleşmeye karşılık taşınmaz malikinin malzeme malikine muhik bir tazminat ödemesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 723. maddesi uyarınca ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişecektir. Somut uyuşmazlıkta, Elbistan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/323 Esas, 2003/669 Karar sayılı dava dosyasında, dava konusu edilen taşınmazların yıkılmasının fahiş zarar doğuracağı saptanmış olup, davacı …’ün müdahalesinin men’i talebi kabul edilirken kal talebi reddedilmiş, hüküm 12.02.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu saptamalar ışığında; davacı …’ın Türk Medeni Kanununun 723. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkı bulunduğu sabittir. Davacı, Elbistan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/142 Esas, 2004/808 Karar sayılı
kesinleşen dava dosyasında temliken tescil talebinde bulunmuş olmasına karşın tazminat talebinde bulunmadığından tazminat talebi kesin hükmün kapsamı içerisinde yer almaz. Mahkemece, kesin hükmün kapsamı içerisinde yer almayan davacının ikinci kademedeki istemi olan tazminat hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tapu iptali, tescil (temliken tescil) istemine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2). bent uyarınca davacı vekilinin ikinci kademedeki talebi olan tazminat hususunda olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması nedeni ile temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.