Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/14071 E. 2008/15336 K. 15.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14071
KARAR NO : 2008/15336
KARAR TARİHİ : 15.12.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 31.08.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, karşı davada ise davacı … vekili tarafından 09.06.2008 günlü dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 10.06.2008 günlü günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı/karşı davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın kal suretiyle önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı ve karşı davacı, davasında Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanarak temliken tescil talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, iyi niyet unsuru gerçekleşmediğinden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve karşı davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 683.maddesi uyarınca mülkiyet hakkı sahibi maliki olduğu taşınmazda kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine haizdir. Malik, malın haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı elatmanın önlenmesini dava edebilir. Kısaca, asıl davada malikler Türk Medeni Kanununun 683.maddesinin malike tanıdığı dava açma yetkisine dayanmıştır.
Birleştirilen davada ise, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayanılarak temliken tescil isteminde bulunulmuştur.
Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanununun 684/1 ve 718/2 maddelerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş olup, madde hükmü;
“Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmaz bütünleyici parçası olur.
Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, … yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir” şeklindedir.
Böylece, muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki … yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır.
Dosyada toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazların bulunduğu yörede kadastro çalışmalarının 1972 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişilerin delil olarak dosyaya sunduğu kadastro paftasından da 1107 parsele … olan yapının kadastro çalışmalarından önce var olduğu, paftasına işaretlendiği görülmektedir. Kısaca ifade etmek gerekirse, davalı ve karşı davacı kadastrodan önceki bir hakka dayanarak eldeki davayı 31.08.2007 tarihinde açmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesi hükmüne göre “bu tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” Yasada sözü edilen on yıllık süre hak düşürücü süre olduğundan mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Bu saptamalara göre, karşı davanın hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılmış olması nedeniyle reddi gerekeceğinden mahkemece karşı davaya ilişkin oluşturulan hüküm sonuç bakımından doğrudur. Karar, HUMK.nun 438/son maddesince gerekçesi değiştirilip düzeltilerek onanmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ve karşı davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile reddolunan karşı davanın gerekçesi yukarıda yazılı olduğu şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMESİNE ve hükmün HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.