Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/14421 E. 2008/15670 K. 22.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14421
KARAR NO : 2008/15670
KARAR TARİHİ : 22.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.07.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar davada dayanılan 16.04.1999 günlü fotokopi belgedeki imzanın miras bırakanlarına ait olup olmadığını bilemediklerini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.
5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmesi anılan içtihadı birleştirme kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Somut olayda, davacı davalılar miras bırakanının imzasını taşıdığını iddia ettikleri 16.04.1994 günlü “Beyan” başlıklı belgeye dayanmıştır. Gerçekten bu belgenin incelenmesinden davalılar miras bırakanının 1264 parsel sayılı arsa ve üzerindeki inşaatın davacı tarafından satın alındığı ve yapının malikinin davacı olduğunun yazıldığı görülmektedir. Bu belgenin … kısmının taraflar arasındaki inanç ilişkisini doğruladığında kuşku yoktur. Ne var ki, davalılar “beyan” başlıklı belgenin … kısmına bir itiraz yöneltmemekle birlikte belgedeki imzanın miras bırakanları …’a ait olmayabileceğini ileri sürmüştür. Dayanak belge bir fotokopi de olsa … kısmına itiraz yöneltilmediğinden, davalıların imzaya yönelttikleri itirazları fotokopi belge üzerinde yapılabilir. Mahkemenin yaptırdığı imza incelemesi ise bu belgeyle ilgili değil, taşınmazın alımında düzenlenen resmi senetteki imza ile ilgilidir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, dayanılan fotokopi belgedeki imzanın davalıların murisine ait olup olmadığını yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptamak, yaptırılacak inceleme sonucu imzanın miras bırakana ait olduğu saptanırsa inanç ilişkisi yazılı delille kanıtlanmış olacağından davayı şimdiki gibi kabul etmek, aksi durumda iddia yazılı delille kanıtlanmamış olacağından davayı reddetmek olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 22.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.