Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/14540 E. 2008/15600 K. 22.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14540
KARAR NO : 2008/15600
KARAR TARİHİ : 22.12.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine dair verilen 27.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu Kumartaş köyü 103 ada 2 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “…” olarak yazılan isminin “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz 2510 ve 3367 sayılı Yasa hükümleri uyarınca tahsisen tescil edildiğinden, tapu kaydının dayanağı olan idari kararla tahsisen tescil yoluyla sicil oluşturulurken yapılan yanlışlıkların giderilmesi de idari yargı yerinden istenebileceğinden dava dilekçesinin görev noktasından reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerçekten, taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyismi, baba adı ve doğum tarihi gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Öncelikle belirtilmelidir ki Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi hükmünce tapu sicilinin doğru tutulmasından devlet sorumludur. Üstelik tapu sicilinin düzgün tutulması kamu düzeniyle ilgilidir. Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesinde tapu sicilindeki yanlışlığın ancak mahkeme kararıyla düzeltilebileceği hükme bağlandığından ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça ve düzeltilecek husus tüzük kurallarının basit
yanlışlık olarak nitelendirdiği yönlerden bulunmadıkça tapu memuru sicilde düzeltme yapamaz. Yasanın yukarıda sözü edilen hükmü düzeltmenin ancak mahkeme kararıyla yapılacağını öngörmüş ve bu konuda yasada kaydın niteliğine göre bir ayrım yapılmadığından mahkemece istemin esasının incelenerek sonucu doğrultusunda hüküm kurulması yerine yazılı bazı gerekçelerle davanın görev noktasından reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.