Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/14670 E. 2008/15604 K. 22.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14670
KARAR NO : 2008/15604
KARAR TARİHİ : 22.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili tarafından, … ve arkadaşları aleyhine 21.10.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, davacı … vekili tarafından davalı … aleyhine 16.04.2003 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; esas davanın ve karşı davanın reddine dair verilen 04.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili davalı ve karşı davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, biçimine uygun düzenlenen ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılardan … (Baha Nahit Pekgüçer) birleşen davasında ehliyetsizlik nedeniyle dayanılan 28.01.2002 günlü sözleşmenin iptalini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde isimleri yazılı kişilere husumet düşmeyeceğinden dava ancak gerçek hasımlara karşı açılabileceğinden, asıl davanın, murisin ehliyetinin varlığı adli tıp kurumu tarafından saptandığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ile birleşen davanın davacısı temyiz etmiştir.
1-Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile
./..
2008/14670-15604 -2-
dava açılabilir. Yine ölünceye kadar bakım sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsizliğine dayanılarak iptali dava konusu yapılabilir.
Somut uyuşmazlıkta; asıl ve birleşen davanın dayanağını oluşturan 28.01.2002 günlü sözleşme biçimine uygun düzenlenmiştir. Davacı … sözleşmenin bakım borçlusu, davalıların miras bırakanı …sözleşmenin bakım alacaklısıdır. Dosyada yer alan mirasçılık belgesinden bakım alacaklısının 12.09.2002 tarihinde öldüğü mirasçı olarak … , … … , … ve … ’in kaldıkları görülmektedir. Asıl dava, …mirasçıları hasım gösterilmek kaydıyla dava dilekçesinde davalı olarak …, …, … ve … isimleri yazılmak suretiyle açılmıştır. Davacı bu isimlerin …mirasçılarının halk arasında anılan isimleri olduğunu izah etmiş ve tavzih suretiyle isimlerde düzeltme yapmıştır. Gerçekten HUMK.nun 80. maddesi hükmü gereğince iki tarafın açık olan hataları daima tashih olunabilir. Ancak bu tashih neticesinde bir münazaa mahiyetini değiştirir veya halledilmiş bulunursa yargılama gideri tayininde bu cihetin dikkate alınması gerekir. Görülüyor ki asıl davanın davacısının dava dilekçesinde yazılı isimleri mirasçılık belgesine göre düzeltme istemesi bir tavzih işlemi değil, bir tashih işlemidir. Az önce sözü edildiği üzere açık olan hatanın tavzih değil, tashih yoluyla giderilmesi usul açısından olanaklı olduğu gibi usul ekonomosi kuralı da bunu gerektirir. Mahkemece yapılan düzeltmeye uygun taraf teşkili sağlandığından, asıl davanın esasının incelenmesi yerine husumet noktasından reddi açıklanan nedenle doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre karşı davacı … ( … )in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 2.bent uyarınca karşı davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.