Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/14780 E. 2009/171 K. 19.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14780
KARAR NO : 2009/171
KARAR TARİHİ : 19.01.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.2.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan … iyiniyetli … olduğunu, davalılardan … ve … tahsisi yapan kooperatife olan borcun kapatılmadığını satışın bu borcu kapatmak amacıyla gerçek olarak yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece mülkiyet aktarımı istemi kabul edilmiş, davalılardan Menderes … … hakkındaki dava ise husumet noktasından reddedilmiştir.
Hükmü davalılardan …, … ile … temyiz etmiştir.
Davadaki istemin hukuki dayanağı muvazaa olgusudur. Gerçekten bir sözleşmenin gayrimenkul satış vaadine ilişkin hüküm ve sonuçlar meydana getirmesi gerçek niteliği bakımından taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak kurulmasına bağlıdır. Yoksa sözleşmenin salt bu görünüm altında olması ona taşınmaz satış vaadi sözleşmesi niteliği kazandırmaz. Bir taşınmaz mülkiyetinin ileride geçirilmesi amacıyla taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapılmasına rağmen vaad alacaklısının haklarını bertaraf etmek kastıyla taşınmazın tapuda
sözleşmenin varlığını bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişiye geçirilmiş ise kuşkusuz bu işlem muvazaalı bir işlemdir. Bir tanımlama yapmak gerekirse muvazaa; kısaca, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılıktır. Burada muvazaanın taraflarının üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmaları söz konusudur. Muvazaada taraflar görünürdeki işlemin altında muhteva ve sonuçları ile gerçekleşmesi arzu ettikleri (gizli sözleşme) işlemi gizlerler.
Muvazaa olgusuna ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Taşınmazın tapuda … olan kişilerin mülkiyet haklarına rağmen taşınmazı teslim almamaları muvazaanın varlığı için yeterli bir delil değildir. Kaldı ki kayıt maliklerinden … davacı aleyhine hukuki yollara başvurmuş haksız elatmanın önlenmesini istemiştir. Bu bakımdan TMK.nun 6.maddesine göre ispat yükü kendisinde olan davacıdan muvazaa iddiasına ilişkin deliller istenip toplanmalı, olayın genel akışı da gözetilerek hasıl olan sonuç dairesinde bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 19.1.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.