YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14882
KARAR NO : 2009/444
KARAR TARİHİ : 21.01.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.03.2006 ve birleştirilen davada verdiği 14.11.2006 gününde verilen dilekçeler ile geçit … kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, adına kayıtlı 100, 120 ve 121 parsel numaralı taşınmazların genel yola bağlantısının bulunmadığını belirterek geçit … kurulması isteğinde bulunmuştur.
Davalılardan …, taraf teşkilinin usulünce sağlanmadığı, 120 ve 121 parseller yönünden de değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 100, 120 ve 121 parseller lehine 122 ve 124 parsel numaralı taşınmazlardan geçit … kurulmasına, davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, 124 parsel numaralı taşınmaz maliki … temyiz etmiştir.
Dava, … Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit … kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın … ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit … verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu … ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit … verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
… Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve … durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit … taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak … olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak … saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle … alanlarında, nihayet bir … aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit … tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir … verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet … kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının … Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir.
Geçit … kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Somut olaya gelince;
Yararına geçit … istenilen taşınmazların genel … ile bağlantısının bulunmadığı sabittir.
Mahkemece, yapılan ve inceleme ve dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre istem konusu yapılan taşınmazlar için en uygun geçitin bilirkişi raporunda belirlenen alternatif yollardan II. numaralı seçenekte belirtilen … olduğunun kabulü ile 100, 120 ve 121 parseller yararına 122 ve 124 parsellerden geçit … kurulmasına karar verilmiştir. Ancak, az yukarıda da açıklandığı üzere … Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve … durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmeli, kurulan geçit taşınmazları genel yola kesintisiz olarak ulaştırmalıdır. Belirtilen nedenle mahkemece, yararına geçit istenen taşınmazlar komşusu olan tüm parseller dikkate alınarak seçenekler değerlendirilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eldeki davada; yararına geçit … istenilen taşınmazlar sınırında bulunan 97 parselin güneyinden ve 101 parsel numaralı taşınmazın kuzeyinden … verilme olanağı bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi, geçit hakkının taşınmazların leh ve aleyhine kurulduğu, bu nedenle tüm taşınmazların genel … ile bağlantısının kesintisiz olarak sağlanması gerektiği hususu gözetilmemiştir.
O halde mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak 97 ve 101 parsellerden de geçit … kurulma olanağı bulunup bulunmadığı yönünde bilirkişilerden rapor alınmalı, kesintisizlik ilkesinin sağlanması için davacıya 100, 120 ve 121 parseller arasında akti geçit irtifak … kurulmak üzere süre verilmeli ve akti irtifak … kurulmadığı takdirde her bir parsel hakkında ayrı ayrı geçit … kurulmalıdır.
Tüm bu hususlar gözetilmeyerek eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.