YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14931
KARAR NO : 2009/144
KARAR TARİHİ : 19.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece vakfa ait taşınmaz ilçe merkezinde bulunduğundan ve vakıfname sahih bir vakfa ait olduğundan bahisle dava reddedilmiştir.
27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı … Kanununun 18.maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf; zemini vakfa üzerindeki … ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder.
Vakfın niteliğini saptamak da kuşkusuz özellikle bilirkişi görüşüne başvurmakla mümkündür. Gerçekten HUMK.nun 275. maddesi hükmü gereğince çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren konularda hakimin bilirkişi görüşüne başvurması gerekir. Nitekim somut olayda da, bilirkişi raporu alınmış bilirkişi 25.03.2008 tarihli raporunda “… … Han-ı … Vakfı” ve “S…Vakıf” şerhinin gayrisahih bir vakfa ait olduğunu belirtmiştir. Mahkemece mevcut raporun noksan ve müphem
görülmesi halinde ne gibi işlem yapılacağı da HUMK. nun 283 ve 284. maddelerinde gösterilmiştir. Bütün bu usuli işlemlere başvurulmaksızın çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren bir konuda hakimin mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle davanın reddi yukarıdan beri sayılan usul kurallarına uygun düşmez.
Mahkemece yapılması gereken … davacının emsal olarak sunduğu delillerden de yararlanılarak gerek görülürse bilirkişiden ek rapor almak, hakikatın daha ziyade tezahürü için gerekirse yeniden ve keşif suretiyle bilirkişi incelemesi yapmak hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm kurmaktan ibarettir.
Bütün bu yönler bir yana bırakılarak eksik araştırma ve incelemeyle verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.