YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15001
KARAR NO : 2009/941
KARAR TARİHİ : 29.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 8.4.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki satış vaadi sözleşmesi şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.7.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz kaydındaki arsa payı devri karşılığı uyarınca yapılan temlik işlemine dayanılarak konulan şerhin arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi nedeniyle kaldırılması istemiyle açılmıştır.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Tapu Kanununun 26.maddesinde yapılan değişiklikle satış vaadi sözleşmesiyle tanınan satın alma hakkının şerhi olanaklıdır. Aynı maddede şerhten itibaren 5 yıl içinde satış yapılamaz veya irtifak … tesis veya tapuya tescil edilmezse … bu şerh tapu sicil müdürü veya memuru tarafından re’sen terkin olunacağı hükmü de bulunmaktadır. Bu tür şerhlerin kaldırılma yöntemlerinden biri de mahkeme kararı alınmasıdır. Gerçekten davacı davalı yararına konulan şerhin dava dışı yüklenici ile yapılan arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesine istinaden konulduğunu ancak sözleşmenin mahkeme hükmü ile geriye etkili feshedildiğini, kayıtta şerhin kalmasının bir anlamı bulunmadığını … sürerek dava açmıştır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 16.12.1996 günlü davacılar ile dava dışı yüklenici arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin mahkeme hükmü ile feshedildiği, hükmün 19.6.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin geriye etkili olarak fesih edilmesi o
sözleşmenin hiç yapılmamış olması sonucu doğurur. Kısaca geriye etkili fesihte artık ne yüklenici ne de ondan temlik işlemi ile bağımsız bölüm alan kişi arsa sahiplerinden ayın (bağımsız bölüm) isteyemez. Yüklenicinin arsa sahiplerinde isteyebileceği sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre inşaatın getirdiği fiziki seviyeye orantılı bedel olacağından davalı yararına konulan 9.9.1999 günlü ve 3322 yevmiye şerhinde bir anlamı yoktur.
Mahkemece yapılan bu saptamalara göre davanın kabul edilmesinde yanılgı bulunmadığından davalının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 29.1.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.