YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15227
KARAR NO : 2009/456
KARAR TARİHİ : 21.01.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26…..2008 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, haksız elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Çekişme konusu yapılan taşınmaz bölümü bilirkişinin 29.01.2007 tarihli rapor eki krokide turuncu renkle boyanmış ve toplam 15 m2 olarak ölçülmüştür. Taşınmazın 4 sayılı parsel maliki olan davalı tarafından 14 sayılı parsele taşkın şekilde yapıldığı anlaşılmaktadır. 14 sayılı parsel ise tapuda dava dışı … ve diğerleri adına kayıtlıdır. Dosya kapsamından da davacı ile kat irtifakı malikleri arasında 26.02.2004 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu, davacı …’ın sözleşmenin yüklenici tarafı olduğu, eldeki davayı da bu sıfatla açtığı anlaşılmaktadır.
… Medeni Kanununun 683.maddesinde mülkiyet hakkının içeriği belirlenmiş, ilk fıkrada bir şeye … olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olduğu gösterilmiş, ikinci fıkrada ise malikin malına haksız olarak elatılması halinde elatan kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebileceği hükme bağlanmıştır. Görülüyor ki, bir taşınmaza haksız elatmanın varlığı halinde yasa dava açma yetkisini malike tanımıştır. Yüklenici, arsa malikleri ile arasında
yapmış olduğu sözleşme nedeniyle kazanmış olduğu hakları sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı, yani bu davada dava konusu taşınmaza elatan davalıya karşı … süremez. Sonuç olarak, … olmayan kişinin (somut olayda olduğu gibi yüklenicinin) mülkiyet hakkına dayanarak dava açma ehliyeti yoktur.Mahkemece, yapılan bu saptama doğrultusunda davanın … dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi yerine, istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.