Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/15283 E. 2009/342 K. 20.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15283
KARAR NO : 2009/342
KARAR TARİHİ : 20.01.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.11.2007 gününde verilen dilekçe ile murisin baba adı ve anne adının tapu kaydına eklenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; baba adı eklenmesi isteminin kabulüne, anne adı eklenmesi isteminin reddine dair verilen 22.9.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet … sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren … Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de … başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan … izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı 1395 parsel sayılı taşınmazda … olarak görünen ölü …’ın murisi “… ve … oğlu 1878 doğumlu …” olduğunu belirterek tapu malikinin anne ve baba adının tapu kaydına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, tapu maliki ölü …’ın baba adının … olarak tapuya kayıt ve tesciline, anne adının tesciline ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen tutanak mümzi ve mahalli bilirkişiler taşınmazın Kalem köyünden şehirlioğlu …’a ait olduğunu duyduklarını beyan etmişlerdir. Oysa dosya içerisinde bulunan nüfus kayıt örneğine göre
davacının murisinin … İlçesi, … Köyü nüfusuna kayıtlı olduğu görülmüş ve ayrıca yapılan zabıta araştırmasında taşınmazın malikinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Mahkemece yapılan inceleme sonucu taşınmaz maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde tam olarak tespit edilememiştir. Bu durumda mahkemece, “Kalem Köyünden Şehirlioğlu …” ile davacı murisi … ve tapu maliki “Ölü …’ın” aynı kişi olup olmadığı, aynı şekilde tanınan bilinen aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişiler var ise gerçek malikin kim olduğu araştırılmalı taşınmazı ve maliklerini bilen mahalli bilirkişi ve tanıklar dinlenmeli, tüm deliller toplandıktan sonra gerekirse taşınmaz başında keşif yapılmalı ,tüm bu araştırmalardan sonra taşınmaz maliki tam olarak tespit edilemezse mülkiyet nakline … açmamak için davanın reddine karar verilmelidir. Açıklanan tüm bu hususlar gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; davalı … yasal hasım olması nedeni ile aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 20.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.