YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15328
KARAR NO : 2009/265
KARAR TARİHİ : 20.01.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 20…..2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapulu taşınmaza müdahalenin men’i istemine ilişkindir.
Mahkemenin 19.09.2007 günlü kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine Dairemizin 18.02.2008 gün 2008/272 Esas, 2008/1752 Karar sayılı kararıyla, bu hüküm eksik inceleme ve araştırma nedenine dayalı olarak bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yeni yargılama sonucunda davanın yeniden kabulüne karar verilmiş, hükmü yine davalı temyiz etmiştir.
Dosyanın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 10.09.2008 tarihinde kadastro tutanağı tanzim olunduğu, devam eden bu dosya ile ilgili olarak edinme sebebinde şerh düşülerek tutanağın kesinleştirilmediği saptanmıştır. Yine dosya arasındaki Gölpazarı Kadastro Müdürlüğünün 10.11.2008 gün ve 2022 numaralı yazılarından, temyiz konusu edilen dava dosyasının halen derdest olup kadastro mahkemesine celbi hususunda kadastro mahkemesinin haberdar edildiği anlaşılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 25/son maddesinde kadastro mahkemelerinin “zaman” bakımından görev ve yetkileri belirlenmiştir. Bu hükme göre “kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar”.
3402 sayılı Kadastro Kanununun “mahalli mahkemelerde görülmekte olan davaların devri ve eksik idari işler hakkında yapılacak işlem” başlıklı 27.maddesinin 1.fıkrasında “mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur” hükmü yer almaktadır. Bu iki hüküm birlikte düşünüldüğünde çıkarılacak sonuç şudur: mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmekle genel mahkemelerin görevi sona ermektedir. Bu durumda mahalli mahkemenin yapması gereken …; 3402 sayılı Yasanın 27/1 maddesi gereğince dosyayı re’sen kadastro mahkemesine devretmek olmalıdır. Az yukarıda bahsi geçen madde hükümleri bu hususu emretmektedir. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu edilen taşınmaza ilişkin olarak 10.09.2008 tarihinde kadastro tutanağı tanzim olunduğu, (104 ada 7 parsel) bu tarih itibariyle Gölpazarı Sulh Hukuk Mahkemesinin davaya bakma görevi sona erdiği, dosyanın kadastro mahkemesine re’sen devri gerektiği halde, mahalli mahkemece 23.09.2008 tarihinde işin esasını çözen hükmün kurulmuş olması doğru olmamış, hükmün 3402 sayılı Yasanın 5, 25/son ve 27. maddeleri ile davalı taşınmaz mal tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 7/a maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.