Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/15356 E. 2009/569 K. 22.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15356
KARAR NO : 2009/569
KARAR TARİHİ : 22.01.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.03.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 30.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, köy boşluğuna elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı yıllardan beri kullanmakta olduğu davalılarla ilgisi bulunmayan yere vaki tecavüzün önlenmesi ve buradaki … ve benzeri şeylerin yıkılması istemi ile dava açmıştır. Davacı vekilinin ilk celsede davalıların tecavüz ettiği yerin köy boşluğu olduğunu belirtmesi üzerine mahkemece bu beyan dikkate alınarak köy boşluğunda kalan yerlere müdahale edilmesi durumunda dava açma … ve yetkisinin köy tüzel kişiliğine ait olduğu davacının dava açma sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurulması için yeterli değildir. Mahallinde uzman bilirkişinin katılımı ile keşif yapılarak dava konusu taşınmazın niteliği saptanmalıdır. Dava konusu taşınmazın keşif sonucunda “köy boşluğu” olduğu saptanması durumunda, köy boşluğunun yasalar karşısındaki durumunun incelenmesi gerekmektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü karşısında boşlukların mülkiyetinin Hazineye ait olacağına kuşku yoktur. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13, 17 ve
46. maddelerinin uygulanması ile hak sahibinin belirlenemediği hallerde zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı durumlarda sahipsiz kalan her türlü taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edilebileceği gerçeği ile karşılaşılmaktadır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu hizmetine tahsis edilmeyen, … arazisine dönüştürülmesi mümkün olan ekonomik yarar sağlanması olanaklı bulunan yerler Hazineye aittir. Her ne kadar anılan yasanın 16/A maddesinde de “boşluklar” sözcüğüne yer verilmişse de, bu hükümdeki boşluklar sözcüğü ile vurgulanmak istenen genel olarak hizmet mallarıdır. Hazineye ait köy boşlukları ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesinde sayılan boşluk aidiyet, kullanım, mahiyet ve nitelik bakımından birbirinden farklıdır. En önemli fark da mülkiyeti Hazineye ait köy boşluklarının az yukarıda belirtildiği üzere koşulları varsa olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmalarının mümkün bulunmasıdır. Yani kural olarak mülkiyeti Hazineye ait olan yerlerde Hazinenin dava açma … bulunmaktadır. Oysa kamu hizmetine tahsisli, kamunun ortak kullanımında bulunan, köyde oturan herkesin doğrudan yararlanma hakkına sahip olduğu yerlerde yararlanma haklarına müdahale olduğunda müdahalenin önlenmesini isteme … kamu hizmetine tahsisli yerden yararlanan herkese aittir.
O halde, yukarıda belirtildiği gibi mahkemece önce; keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınarak çekişme konusu yerin köy boşluğu olup olmadığı saptanmalı, eğer köy boşluğu ise, bir kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği, kamu hizmetine tahsis edilmemişse, … alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanmasının mümkün olup olmadığı belirlenmeli, ondan sonra davacının dava açma … bulunup bulunmadığı üzerinde durulmalıdır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın niteliği saptanmadan eksik araştırma sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar veriLdi.