Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/15592 E. 2009/923 K. 29.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15592
KARAR NO : 2009/923
KARAR TARİHİ : 29.01.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet … sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren … Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de … başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan … izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, dava konusu 197 ada 36 parsel sayılı taşınmazda 1/3 oranında paylı … olan murisi babası … …’nun kayıtta “…” yazılan isminin “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare temsilcisi temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre … çocukları …, … ve … … adlarına 21.05.1975 tarihinde yapılan kadastro tespitiyle 1/3’… paylar ile kayıtlı olduğu, kadastro beyannamesi edinme sebebi bölümü ile ekli senede göre kayıt maliki kardeşlerin bu taşınmazı satın almak suretiyle … oldukları anlaşılmıştır. Davacı, işte bu kayıtta … … olarak görülen malikin gerçekte babası … … olduğunu … sürerek kayıttaki ismin bu nedenle … olarak düzeltilmesini istemiştir.
Dosyada mevcut nüfus kaydının incelenmesinde, … ve … oğlu 01.07.1911 doğumlu … … isimli iki kişinin bulunduğu, bunların kardeş oldukları, ölüm tarihlerinin farklı olduğu görülmüştür. Davayı açan davacı … bu kişilerden 19.03.1993 tarihinde ölen … …’nun mirasçısıdır. Bu durumda sözü edilen … …’ya ait veraset ilamının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Ne var ki, tapu maliki … …’nun gerçekte nüfus kayıtlarında yazılı olan iki tane … …’dan hangisi olduğu mahkemece tam olarak saptanmamıştır. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda tapuda isim düzeltilmesi davalarında mülkiyet nakline neden olmayacak şekilde inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekir. Yine açıklanan bu ilkeler doğrultusunda nüfusta kayıtlı ve 09.07.1998 tarihinde öldüğü anlaşılan … …’nun mirasçıları da dinlenmek suretiyle kaydın gerçek malikinin kim olduğu tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanmalı, gerektiği takdirde varsa tespit bilirkişileri ve tanıklar da dinlenerek sonuca gidilmelidir. Bunlar yapılmadan ve isminin düzeltilmesi istenen nüfus kaydındaki kişi ile tapu kaydındaki şahsın aynı kişi olup olmadığı tam olarak belirlenmeden noksan soruşturma ile hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMNASINA, 29.01.2009 tarihinde oybIrliği ile karar verildi.