YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2585
KARAR NO : 2008/4972
KARAR TARİHİ : 11.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, eski 4374 parsel sayılı taşınmazda 194 m2’lik yer için tapu tahsis belgesi bulunduğunu, imar ıslah uygulaması sonucu tapu tahsis belgeli yerinin 6860 ada 5 parsel olduğunu, 256 m2’lik bu parselin davalı … adına kayıtlandığını ileri sürerek DOP ortaklık payı düşülmek suretiyle tapu iptali ve adına tescil kararı verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi değildir. İlgilisine kişisel hak sağlayan zilyetlik belgesidir. Ancak koşulların oluşması halinde tahsis yapan idarece tapu verilmemiş ise tahsis kapsamındaki yerin tescili adli yargıda açılacak dava ile istenebilir.
Somut uyuşmazlıkta, imar ıslah planlarının yapılmasından önce mülkiyeti belediyeye ait bulunan 4374 parsel numaralı taşınmazdan davacı … ….. tarafından ev yapılmak suretiyle işgal edilen 194 m2’lik yer için başvurusu üzerine adı geçen Belediye Başkanlığınca 07.03.1985 tarihinde tapu tahsis belgesi verildiği, takip eden yıllarda imar ıslah uygulamasının yapıldığı ve davacıya verilen tapu tahsis belgesi kapsamlı yerin 6860 ada 5 parsel numarası ile İstanbul Belediyesi adına tescil edildiği gelen kayıtlar ile sabittir. Belediye Başkanlığının cevabına göre imar uygulama çalışmalarında kesilen düzenleme ortaklık payı %34,92’dir. Hal böyle olunca davacıya tahsis edilen 194 m2’lik alandan kesilecek olan düzenleme ortaklık payı 68 m2 olup bunun dışında kalan 126 m2’lik bölümün imar uygulaması sırasında davacıya verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır. Mahkemece de bu yönde değerlendirme yapılarak 5 numaralı parselde 126/256 hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ne var ki, davacının talebi tapu tahsis belgesinde yazılı miktardan düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra bulunacak miktarın adına tescili isteminden ibarettir. Başka bir anlatımla davacının davası 5 numaralı parselde düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalan 126 m2’lik kısma ilişkin olup, taşınmazın tamamına yönelik bir davası da yoktur. Bu nedenle 126 m2’ye ilişkin davanın kabulü ile birlikte fazlaya ilişkin olup da reddine karar verilmesi gereken bir istem de bulunmamaktadır. Davacının talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiğine göre, reddedilen kısım varmışcasına davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerininde kabul ve red oranına göre taraflardan alınmasına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.