YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3396
KARAR NO : 2008/4752
KARAR TARİHİ : 08.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 20.04.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmazlara ait tapu kaydının iptali ve özel siciline bu niteliği ile işlenmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı … İdaresi temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden dava konusu 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında gerçek kişi adına tespit edildiği, kadastro tespitine karşı davalı … İdaresinin taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığından bahisle dava açtığı, Kadastro Mahkemesindeki davaya müdahil olarak katılan Hazinenin 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasında bulunduğu, yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin … İdaresinin dayandığı vakfiye kapsamında kalması nedeniyle … İdaresi adına tesciline karar verildiği, birleştirilen Hazine’nin davasının reddedildiği, hükmün, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine eldeki davada da 122 ada 1 parsel için aynı iddiada bulunmuştur.
Burada üzerinde durulması gereken bir sorun; Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunun eldeki dava için kesin hüküm sayılıp sayılmayacağının saptanmasıdır. Gerçekten, HUMK.nun 237. maddesi hükmünce iki tarafı, dava konusu ve dayanılan sebebi sonradan açılan dava bakımından aynı ise ortada kesin hüküm vardır. Kesin hükmün varlığı halinde o hüküm, taraflar arasında kesin delil teşkil eder. Hakim de bu kesin delile bağlıdır. Diğer taraftan; kesin hüküm teşkil eden bir husus artık yeniden dava konusu yapılamaz.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olay bakımından kısaca; Hazinenin birleştirilen davası nedeniyle Kadastro Mahkemesi kararı eldeki dava bakımından da kesin hüküm sonuçlarını meydana getireceğinden, davacı Hazine daha önce kesin hükme bağlanan iddiaya dayanarak, bu davada, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiası dinlenemez. Böyle olunca, davanın kesin hüküm nedeniyle 122 ada 1 parsele yönelik davanın reddi yerine istemin yeniden incelenip değerlendirilerek hüküm altına alınması doğru değildir.
122 ada 4 ve 5 parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Gerçekten, 4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre yayla; çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmalarını ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zaman aşımı ile mülk edinilmesi olanaksız bulunduğu gibi, sınırlarının daraltılması da mümkün değildir.
Davalı … idaresi savunmasında; çekişmeli taşınmazların yayla ile bir ilişkisi olmadığını, vakıfname kapsamında kaldığını, esasen bu konuda kesinleşmiş yargı kararı olduğunu savunmuştur. O yüzden, taşınmazların kamu malı niteliğindeki yayla özelliği taşıyıp taşımadığının saptanması, eldeki davada önem kazanmaktadır.
Çekişme konusu taşınmazlar, Karaisalı ilçesi, Çevlik köyü hudutları içinde bulunmaktadır.
Davalı taraf savunmasında, çekişmeli taşınmazların yayla ile bir ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür.
Yaşamını genelde çiftçilikle sürdüren kişilerin hayvanlarını otlatmakta olduğu yaylaya yakın bölgelerde ikamet etmek, ziraat yapmak, bağ ve bahçe yetiştirmek için tarım taşınmazlarına ihtiyaçları olacağı ve bu amaçlarına uygun kazanmaya elverişli bazı taşınmazları mülk edinebilecekleri olgusunu göz ardı etmek, mera, yaylak ve kışlak gibi bölgelerden insanları soyutlamak mümkün değildir.
İddia ve savunma ile az yukarıda anlatılanlara göre, davada sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dava konusu taşınmazlarn kadim Çevlik Köyü sınırları içinde kalıp kalmadığının ve bu köyün ikamet edilen veya tarım alanları kapsamında olup olmadığının saptanması önem kazanmaktadır.
O nedenle, öncelikle Çevlik köyünün kuruluş tarihi İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünden sorulmalı, böylelikle Çevlik Köyünün kadim köy olup olmadığı yönü üzerinde durulmalı, yine bu köye ait en eski tarihlisinden başlamak üzere idari sınır belgeleri ile sınırlar bir haritaya bağlanmışsa haritası da istenilmeli, Çevlik Köyüne ait mevcut en eski sınırname yerel bilirkişiler yardımıyla keşfen zemine uygulanmalı, köyün kuruluşundaki idari sınırları belirlenmeli, dava konusu taşınmazların Çevlik Köyünün ilk idari sınırları kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, eğer dava konusu taşınmazlar kadim Çevlik Köyünün idari sınırları içersinde kalıyorsa seçilecek ve keşifte bulundurulacak harita mühendisi bilirkişiye daha önce sağlanacak eski tarihli memleket haritasındaki durumu incelettirilmeli, köyün ikamet edilen veya tarım alanları içinde kaldığı belirlenirse özel mülkiyete konu teşkil edeceği kabul edilmeli, bu arada taşınmazların kadastro tutanağı edinme sebebi sütununda yerel bilirkişiler çekişmeli yerin kadim Çevlik Köyünün tarım alanında kaldığını, dava dışı şahıs tarafından kullanıldığını belirttiklerinden tutanak bilirkişilerinin sözleri denetlenmeli, varsa dava konusu yer ile ilgili kesinleşmiş mahkeme dosyaları da getirtilerek, taşınmazların niteliğinin saptanıp saptanmadığı, kesin delil veya kesin hüküm koşullarının var olup olmadığı da irdelenmek suretiyle bütün bunların sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.
Tüm bu inceleme ve araştırma yapılmadan 122 ada 4 ve 5 parsellere ilişkin davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.