YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3467
KARAR NO : 2008/4768
KARAR TARİHİ : 08.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 14.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve özel siciline bu niteliği ile işlenmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı … İdaresi temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında kadimden beri mezarlık olarak kullanılan yerlerden olduğu gerekçesi ile Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitine karşı davalı … İdaresinin taşınmazın vakfiye kapsamında kaldığından bahisle dava açtığı, bu davada Hazinenin davalı olarak yer aldığı, yapılan yargılama sonucunda çekişmeli parselin … İdaresinin dayandığı vakfiye kapsamında kalması nedeniyle … idaresi adına tesciline karar verildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine, eldeki davada taşınmazın yayla olduğu iddiasında bulunmuştur.
Davalı … idaresi savunmasında, çekişmeli taşınmazın yayla ile bir ilişkisinin olmadığını, vakıfname kapsamında kaldığını, esasen bu konuda kesinleşmiş yargı kararı olduğunu savunmuştur. O yüzden, taşınmazın kamu malı niteliğindeki yayla özelliği taşıyıp taşımadığının saptanması, eldeki davada önem kazanmaktadır.
Taraflar arasında Kadastro Mahkemesinde görülen davada Hazine, parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu savunmasında bulunmuş, yapılan yargılama sonucu mahkemece, çekişmeli yerin özel mülkiyete konu olan yerlerden olduğu sonucuna varılmış ve kabul edilen dava Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.Görülüyor ki, taşınmazın nitelik belirlemesi eldeki davanın tarafları arasında Kadastro Mahkemesinde görülen dava ile saptanmıştır. Kadastro Mahkemesince yapılan saptama kesin delil teşkil edeceğinden artık aynı parselin yayla olduğu iddiası ile açılan davanın kabul edilmesi olanaklı değildir.
Mahkemece bu tespitler doğrultusunda davanın reddi gerekirken istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.