YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3493
KARAR NO : 2008/5080
KARAR TARİHİ : 14.04.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.05.2007 gününde verilen dilekçe ile Kadastro Kanunu 41.maddesi uyarınca yapılan işlemin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ile davacılara ait 642 ada 5 parsel numaralı taşınmazın kadastro sırasında 4499,18 m² miktarı ile ölçülüp bu miktar üzerinden tapu siciline tescil edilmesine rağmen, herhangi bir yasal dayanağı olmadığı halde davalı idarece yeniden ölçülerek miktarının 3221,96 m² hesabı ile yüzölçümünün küçültüldüğü bildirilerek … durum ile tapuya tescili istenmiştir. Dilekçede yapılan bu açıklamaya göre istemin ilk kadastrodaki miktarın korunması yolunda olduğu açıktır. Mahkeme, davalı idarenin 3402 Sayılı Yasının 41.maddesi uyarınca yaptığı ölçümde taşınmazı 3221,96 m² ölçtüğünü ve böylece dava sırasında keşfen belirlenen 3261,93 m²’den daha … ölçülmesi sonucu davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek 39,70 m²’lik miktar için davayı kabul ettiğini hükme bağlamıştır.
Davalı idare temyiz itirazı olarak iki teknik bilirkişi ölçümlerinin 39,70 m² gibi bir farklı ölçüm ortaya çıkarmasını kullanılan teknik aletlerinin niteliğinden kaynaklandığını ileri sürerek, 3402 Sayılı Yasanın 41.maddesi uygulaması sonucu ortaya çıkarılan ölçü ile eldeki davada ortaya çıkarılan ölçünün bir bakıma tecviz dahilinde olduğunu savunmuştur. İdarenin bu yoldaki savunması harita uygulamalarının genelinde ortaya çıkan bir olgu olduğu yüksek mahkemelerce de bilinmektedir. 39,70 m²lik miktar için yapılan düzeltmenin bu kapsamda olduğu kabul edilerek davanın açılmasında kusurlu olmadığı anlaşılan idareye masraf ve ücreti vekalet yükletilmemesi gerekirken,
kararda yazılı miktarlar ile davalı idarenin yükümlü tutulması doğru değildir. Yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden, hükmün HUMK.nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün üç ve dört numaralı bentlerinin tamamının hükümden çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu biçimi ile ONANMASINA, 14.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.