YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3885
KARAR NO : 2008/4696
KARAR TARİHİ : 07.04.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.06.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin masraf yokluğundan reddine, karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit tesisi istemiyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 132 ada 3 parsel sayılı taşınmazı yararına 106 ada 7 parselden bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3.23 m2 yerden geçit tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı 7 parsel maliki temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Geçit davalarında asla davacının subjektif arzusuna bakmamak, objektif kriterlere göre uygun geçit yerini saptamak gerekir.
Yukarıda söylendiği üzere, bu tür davalarda amaç; genel yolla bağlantısı olmayan veya yolu olsa da bu yolu ile ihtiyacı karşılanmayan taşınmazın kesintisiz şekilde genel yola bağlantısını sağlamaktır. Somut olayda, davacı genel yola bağlantısının olmadığını iddia ve ispat etmediğine göre davanın reddi yerine subjektif arzusu doğrultusunda geçit ihtiyacı içinde imiş gibi istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.04.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.